You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
AB'den Türkiye'ye kritik üçlü ziyaret
- Yazan, Güven Özalp
- Unvan, Brüksel
- Yayın tarihi
- Okuma süresi 5 dk
Türkiye, Avrupa Parlamentosu'nun gerginlik yaratan raporunun ardından Brüksel'den üst düzey bir heyeti ağırlamaya hazırlanıyor.
Avrupa Birliği (AB) Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Genişleme Komiseri Marta Kos ve İçişleri Komiseri Magnus Brunner, 30 Haziran'da Ankara'da temaslarda bulunacak.
Ziyaret hem üçlü formatı hem de Kıbrıs'ın AB Dönem Başkanlığı'nın son gününe denk gelmesiyle dikkat çekiyor.
Kallas, Kos ve Brunner üçlüsünün ortak ziyaret gerçekleştirmesi örneğine çok sık rastlanan bir durum değil.
Son dönemde Türkiye'yle ilişkilerin stratejik ortaklık yaklaşımıyla mı yoksa stratejik zorunluluk perspektifiyle mi yürütüldüğüne ilişkin tartışmalar eksik olmuyor.
AB yetkilileri, gerek kapalı kapılar arkasında gerekse kamuya açık bazı açıklamalarında Türkiye'yle birçok alanda işbirliğini hayati önemde gördüklerini gizlemiyorlar.
Kallas, Kos ve Brunner üçlüsünün ziyareti de bu bağlamda değerlendiriliyor ve Türkiye'ye yönelik önemli bir adım olarak görülüyor.
Türkiye de ziyareti önemsiyor.
Üçlünün görev alanlarına giren konular oldukça geniş ve çoğu Türkiye'yle ilişkileri de ilgilendiriyor.
Kallas, Kos ve Brunner, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'la biraraya gelecek.
Kos ise ayrıca Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat'la görüşecek.
AB heyetinin temaslarında gündeme gelecek konuların Ortadoğu'dan Ukrayna'ya, bağlantısallıktan genişlemeye, göçten vizeye geniş bir yelpazeye yayılması bekleniyor.
İki kanallı yaklaşım
AB Komisyonu, Türkiye'yle ilişkilere daha geniş çerçeveden bakan bir yaklaşım içinde.
Türkiye'nin aday ülke statüsü devam etse de müzakere süreci fiilen durmuş durumda.
Brüksel, Türkiye'nin, "AB'ye katılımı stratejik hedef olarak görüyoruz" söylemine rağmen buna somut bir ilerlemenin eşlik etmediği görüşünde.
BBC Türkçe'nin görüşüne başvurduğu bir AB yetkilisi, "Özellikle temel özgürlükler ve hukukun üstünlüğü konusunda durum ortada. İlerleme olmadığı gibi gerileme yaşanıyor. Üyelik müzakereleri 2018'de fiilen durdu. Buna neden olan olumsuz eğilimler sürüyor" dedi.
Bu tablo, AB Komisyonu'nun Türkiye konusunda çift kanallı bir strateji izlemesi sonucunu doğurdu.
Komisyon, müzakere durdu diye tüm ilişkinin bloke olması yerine karşılıklı çıkar alanlarında yoğun ve derinlemesine işbirliğinden yana.
Ankara'daki temaslar da bu anlayışla yapılacak. Türkiye de son dönemde bu yaklaşımı tercih eden bir tavır içinde.
Müzakere sürecinin görüşme başlıkları arasında alt sıralarda yer alması bekleniyor.
AB'ye göre sorunlar sürüyor ama ivme var
AB Komisyonu, 2024'ten bu yana Brüksel-Ankara hattındaki ilişkilerin ortak çıkar alanlarında kademeli bir yeniden yakınlaşma sürecinde olduğunu düşünüyor.
AB'nin kendi çıkar alanlarına özel bir önem göstermesi dikkat çekerken Türkiye'nin öncelikleri konusunda sorunların tamamı aşılabilmiş değil.
İlişkilerde öne çıkan ortak çıkar alanlarındaki tabloyu şu şekilde özetlemek mümkün:
Vize
Bu konuda AB topu Türkiye'ye atmış durumda. Türkiye'nin vize muafiyeti konusunda gerekli son altı kriteri yıllardır tamamlamaması nedeniyle ilerleme sağlanamıyor.
Bununla birlikte vizeye erişimi kolaylaştırıcı adımlar üzerinde çalışılıyor.
AB, Türkiye'deki vize aracı kurumlarının işleyişini sorunlu bulduğunu yetkililere iletmişti.
Türkiye bu kurumlara karşı adım attı.
Gümrük Birliği
Güncelleme konusunda siyasi alanda henüz somut gelişme yok ama teknik çalışmalar sürüyor.
Ticaret engellerinin ortadan kaldırılması konusunda adımlar atıldı.
2021'de 26 olan ticaret engellerinin sayısı 14'e düştü.
Göç
Türkiye, 2,3 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapmayı sürdürüyor.
AB'nin bu alandaki mali desteği devam ediyor.
Türkiye'den AB'ye kural dışı geçişlerde yıllardır belirgin bir düşüş var.
Sınır idaresi önem kazanmış durumda.
Suriyelilerin geri dönüşü konusunda ortak yaklaşım için temaslar sürüyor.
Rusya'ya yaptırımlar
AB yaptırımların etrafından dolaşılmasını önlemeye çalışıyor.
Brüksel'e göre Türkiye bu konuda yapıcı adımlar attı.
Bununla birlikte ihracatın sahte transit geçişi ve kayıt dışı filo gibi konularda daha yapılacak çok şey olduğu görüşü hakim.
Bağlantısallık
Bu başlık AB gündeminin üst sıralarına tırmanmaya başladı.
AB Komisyonu, Türkiye'yi Avrupa'nın Ortadoğu ve Asya'ya uzanan bağlantısallığını güçlendirme ve çeşitlendirme çabalarında kilit ortak olarak görüyor.
Brüksel, Orta Koridor, dijital enerji ve ticaret ilişkileri konusunda Türkiye'nin güçlü angajmanından yana.
Türkiye de işbirliğine açık olduğu mesajı veriyor.
Savunma işbirliği
Türkiye'nin savunma alanındaki hamleleri yakından izleniyor.
AB ülkeleriyle ikili işbirliği örnekleri bulunsa da Türkiye'yle Birlik düzeyinde işbirliği sıkıntılı.
Türkiye'nin bu alandaki AB projelerine katılımına ilişkin engeller aşılamadı.
Kıbrıs sorunu
Bu konu, ilişkilerin mevcut hali ve geleceği açısından en önemli sorunlardan biri.
AB her fırsatta Türkiye'yle işbirliğinin derinleşmesinde bu sorunun giderilmesinin önemine atıf yapıyor.
Tarafların soruna bakışındaki derin görüş ayrılıkları sürüyor.
Yüksek Seviyeli Diyalog Toplantıları
Çok sayıda alanla bağlantılı Yüksek Seviyeli Diyalog Toplantısı yapılmış olsa da bu durum Türkiye'nin istediği başlıkların tamamı için geçerli değil.
Yüksek Seviyeli Siyasi Diyalog Toplantısı bunlardan biri.
30 Haziran'daki temasların adı konulmamış bir Yüksek Seviyeli Siyasi Diyalog Toplantısı algısı hatta onun ötesinde etki yaratma potansiyeli yüksek görülüyor.
Yüksek Seviyeli Siyasi Diyalog Toplantısı'nın resmi formatta yapılması Kıbrıs tarafından engelleniyor.
Costa ve Von der Leyen NATO Zirvesi'ne davetli
Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı 7-8 Temmuz'daki NATO'nun Ankara Zirvesi de AB'yle üst düzey temas potansiyeli içeriyor.
Olağan gündeminin yanı sıra çok sayıda ikili ve çoklu görüşme için platform olacak NATO Zirvesi'ne AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de davetli.
Daha önceki zirvelerde gündem el verdiği ölçüde AB Konseyi Başkanı ve AB Komisyonu Başkanı ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında görüşmeler olmuştu.
Brüksel'deki yetkililer henüz net bir açıklama yapmamakla birlikte benzer bir durumun bu NATO Zirvesi'nde de gerçekleşme ihtimalini dışlamıyorlar.