You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
İş hayatında daha mutlu hissetmek için beş dakikalık yürüyüşler yapın
- Yazan, Michelle Roberts
- Unvan, Dijital sağlık editörü
- Yayın tarihi
- Okuma süresi 3 dk
Beyaz yakalılar için e-postalara yanıt vermekten Teams görüşmelerine katılmaya kadar çalışma hayatının büyük bölümü sandalyeye bağlı şekilde geçiyor.
Ancak uzun süre oturmak sağlığımıza zarar veriyor. Uzmanlara göre, uzun süre hareketsiz oturmak fazla kilolu olma riskini artırabiliyor ve kalp hastalığı ile Tip 2 diyabet gelişimine zemin hazırlayabiliyor.
Daha az net olan konu ise işyerinde verimliliği korurken ne sıklıkla ayağa kalkıp hareket etmemiz gerektiği. Doğru denge nedir?
British Journal of Sports Medicine dergisinde yayımlanan ve Columbia Üniversitesi tarafından yürütülen bir araştırmaya göre, her saat başı verilen beş dakikalık molalar, verimlilikten ödün vermeden iyi oluş halini artırmanın en iyi ve uygulanabilir yolu.
Verimlilik, ruh hali ve dikkat seviyesinde artış
Araştırmanın başyazarı Keith Diaz, yetişkinlerin artık uyanık oldukları zamanın dörtte üçünü hareketsiz geçirdiğini söylüyor.
Diaz'a göre, genel olarak verilen "daha az oturun, daha çok hareket edin" tavsiyesi doğru, ancak insanlar bunun ne kadar yapılması gerektiğini de bilmek istiyor.
"İyi haber şu ki her saat başı yapılacak beş dakikalık bir yürüyüş, ruh halini iyileştirmek ve yorgunluğu azaltmak için yeterli. İnsanlar da bunun gerçekçi ve uygulanabilir olduğunu düşünüyor."
Araştırma kapsamında ABD'de çalışan 11 binden fazla kişi incelendi. Katılımcıların büyük bölümü ofis işlerinde çalışıyor ve günde sekiz ila dokuz saatlik vardiyalar yapıyordu.
İlk hafta boyunca katılımcılar normal çalışma düzenlerini sürdürdü ve her gün yorgunluk düzeyleri, ruh halleri ve iş performanslarıyla ilgili soruları yanıtladı.
Sonraki iki hafta boyuncaysa, iş sırasında her yarım saatte bir, saatte bir veya her iki saatte bir olmak üzere beşer dakikalık yürüyüş molaları vermeleri istendi. Katılımcılar bu dönemde de benzer anketleri doldurmaya devam etti.
Araştırmacılar, her yarım saatte bir yapılan yürüyüşlerin ruh haline ve yorgunluğun azaltılmasına olumlu katkı sağladığını, ancak iş akışını fazla böldüğünü belirledi.
İki saatte bir yapılan yürüyüşler ise hiç yürümemekten daha iyi sonuçlar verse de araştırmacılar verimlilik, ruh hali ve dikkat seviyesinde en büyük ve en uygulanabilir iyileşmenin her saat başı yapılan beş dakikalık yürüyüşlerle elde edildiğini tespit etti.
Diaz, saatlerce oturmanın bırakılması zor bir alışkanlık olduğunu söylüyor. Araştırmadaki birçok çalışanın da mola verdiklerinde patronlarının veya iş arkadaşlarının ne düşüneceği konusunda endişe duyduğunu belirtiyor.
"Her ne kadar ilk bakışta mantığa aykırı gibi görünse de hareket molaları aslında iş performansını artırabiliyor.
"Bu molalar yürütücü işlevleri, dikkat süresini ve hafızayı geliştirebilir. Ayrıca insanların kendilerini daha rahatlamış ve yenilenmiş hissetmelerine yardımcı olur."
Diaz'a göre yürüyüş yapmak düşük maliyetli bir yöntem ve mutlaka işe ara vermeyi gerektirmiyor. Yürüyerek yapılan toplantılar ya da telefon görüşmeleri sırasında dolaşmak buna örnek olabilir.
Bunun için dışarı çıkmak şart değil; ofis içinde yürümek de yeterli olabilir.
Araştırma sonuçlarını değerlendiren İngiliz Kalp Vakfı'ndan Emily McGrath da bulguları memnuniyetle karşılıyor ve "hareketi günlük yaşama eklemenin genel sağlığı iyileştirebileceğini" söylüyor.
Ancak McGrath bir uyarıda da bulunuyor:
"Araştırma, katılımcıların kendi beyanlarına dayanan verilere dayanıyor ve kısa vadeli bir çalışma niteliğinde. Bu nedenle kalp sağlığı üzerindeki etkilerini doğrulamak için daha uzun süreli araştırmalara ihtiyaç var."
Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlandık. Yayınlanmadan önce çeviriyi bir BBC gazetecisi kontrol etti. Yapay zekayı nasıl kullandığımız hakkında daha fazla bilgi burada.