Yusuf Ziya Gümüşel ve Kadir İstekli'ye 'sahte kemik yaşı' davasında beşer yıl hapis: Karar neden önemli?

Kadınlar mor dövizlerde Çocuk İstismarını Aklatmayacağız yazılarıyla eylemde.

Kaynak, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu

Fotoğraf altı yazısı, Gümüşel ve İstekli'nin çocuğun nitelikli cinsel istismarıyla suçlandığı dava, kadın hakları savunucularının büyük tepkisiyle karşılanmıştı.
    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Bildirdiği yer, Londra
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 3 dk

Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel ve reşit olmayan kızını evlendirdiği Kadir İstekli dahil dört sanık, çocuğun kemik yaşını büyütmek üzere evrakta sahtecilik yapmaktan beşer yıl hapis cezasına çaptırıldı.

İstanbul Anadolu 20. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen dava, Aralık 2022'de İstanbul Barosu tarafından yaş tespitine ilişkin sağlık raporlarında sahtecilik yapıldığı iddiasıyla açılmıştı.

Mahkeme, dört sanığı "kamu görevlisini azmettirmek suretiyle resmi belgede sahtecilik" suçundan hapis cezasına çarptırırken, üç sanık hakkında ise zaman aşımı nedeniyle davanın düşmesine hükmetti.

Gümüşel ve İstekli ile birlikte hastane çalışanı Kubilay Şimşek ve Gümüşel ile ticari yakınlığı olduğu belirtilen Mehmet Emin Marankoz davada suçlu bulundu.

BBC Türkçe'nin gördüğü duruşma tutanaklarına göre sanıklar suçlamaları reddetti ve beraat talebinde bulundu.

BBC Türkçe kararla ilgili Gümüşel'in avukatına sorularını iletti.

Gümüşel reşit olmayan kızının evlendirilmesi ile ilgili davada 17 Haziran'da adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti.

Ne olmuştu?

Dava dosyasına göre, olayda kızın gerçek yaşının 14 olmasına rağmen, yaşın daha büyük gösterilmesi amacıyla bir hastanede kemik yaşı tespiti sürecinde gerçeğe aykırı işlemler yapıldı.

Mahkeme, bu süreçte sağlık personelinin yönlendirilerek sahte nitelikte rapor oluşturulduğu kanaatine vardı.

Kararda, mağdur yerine başka bir kişinin röntgeninin çekildiği ve bu şekilde gerçeğe aykırı sağlık kurulu belgesi hazırlandığı tespiti yer aldı.

Mahkemeye göre bu durum, resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturdu.

Mahkeme, sanıklar arasındaki telefon görüşmelerini içeren HTS kayıtlarını da değerlendirdi.

Bu kayıtlara göre sanıkların olay günü birden fazla kez iletişim kurdukları ve aynı zaman diliminde hastanede bulundukları belirtildi.

Kararda, dört sanığın olayın başından itibaren süreçten haberdar oldukları ve "fikir ve eylem birliği içinde hareket ettikleri" yönünde değerlendirme yapıldı.

Karar neden önemli?

Duruşmaya İstanbul Barosu adına katılan Av. Birsen Baş Topaloğlu, BBC Türkçe'ye yaptığı değerlendirmede, cinsel taciz davalarında 15 yaşın kritik bir eşik olduğunu söylüyor:

"On beş yaşından küçük bir çocukla işlenen suçlar daha ağırdır ve ceza buna göre belirlenir.

"Mesela cinsel suçlarda çocuk eğer 15-18 yaşındaysa ve bir rıza gösteriyorsa bu çocuğun cinsel istismarı olarak tanımlanan suçtan çıkar ve reşit olmayan ile cinsel ilişki suçuna girer.

"On beş yaşından küçük çocuklar için rıza geçerli değildir."

Topaloğlu, sanıklara üst sınırdan ceza verilmesini ve indirim uygulanmamasını memnuniyetle karşıladıklarını belirtiyor.

'İstinafa gideceğiz'

Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM) adına gözlemci olarak davayı takip eden Topaloğlu, sanık üç doktorla ilgili zaman aşımı kararına katılmadıklarını söylüyor.

Topaloğlu'na göre hakim, doktorlarla ilgili davayı sahtecilik değil, görevin ihmali olarak değerlendirdi ve bu nedenle cezanın zaman aşımına uğradığına karar verdi. Oysa sahtecilik olarak kabul edilseydi zaman aşımı uygulanmayacaktı.

Topaloğlu buna ilişkin, "Bu rapor, sıradan bir vatandaşın talebiyle alınmış bir sağlık kurulu raporu değil, bir soruşturma kapsamında düzenlenen resmi bir belge. Dolayısıyla bu tür raporlarda çok daha yüksek dikkat yükümlülüğü bulunur" diyor.

Topaloğlu'nun verdiği bilgiye göre İstanbul Barosu avukatları, bu davaya Barolar Birliği ve diğer baroların katılım talebinin reddedilmesiyle ilgili istinafa gidecek. Bu süreçte zaman aşımı kararına da itiraz edecek.

Çocuğun cinsel istismarı davası

Yusuf Ziya Gümüşel'in kızının cinsel istismarına dair iddialar 2022'de Timur Soykan'ın Birgün'de yayımlanan haberiyle gündeme geldi.

Konuyla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında iddianamenin kabul edilmesinin ardından Yusuf Ziya Gümüşel ve Kadir İstekli 15 Aralık 2022'de tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Davanın ilk duruşması 30 Ocak 2023'te görüldü. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı dışındaki tüm kurumların davaya müdahil olma talepleri reddedildi.

Bakanlığın talebi kabul edilerek davada gizlilik kararı getirildi.

23 Ekim 2023'te görülen karar duruşmasında Gümüşel'e çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuyla bağlantılı olarak 20 yıl, Kadir İstekli'ye 30 yıl, anne Fatıma Gümüşel'e ise 16 yıl 8 ay hapis cezası verildi.

Bunun ardından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi, sanıklara verilen cezanın arttırılması gerekçesiyle kararı bozdu ve yeniden yargılama talep etti.

Bundan bir ay sonra İstanbul Anadolu Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada mahkeme, firari anne Fatıma Gümüşel için yakalama kararı aldı.

Mahkeme nihai kararında Gümüşel'e 18 yıl 9 ay, İstekli'ye 36 yıl hapis cezası verdi.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 9 Nisan 2026'da İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin sanıklar hakkında verdiği mahkumiyet kararını usul ve eksik inceleme gerekçeleriyle bozdu.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi ise Yargıtay'ın dosyayı geri göndermesinin ardından önceki hükmünde ısrar ederek direnme kararı verdi.

Ancak Gümüşel'in avukatlarının sağlık durumunu gerekçe göstererek tutukluluğuna yaptığı itirazı 17 Haziran'da kabul etti.

İstinaf mahkemesinin direnmeyle ilgili gerekçeli kararını yazmasının ardından dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gidecek.