ABD-İran anlaşmasında neler var?

    • Yazan, Bernd Debusmann Jr
    • Bildirdiği yer, BBC Beyaz Saray muhabiri
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 5 dk

Beyaz Saray yetkilileri BBC'ye yaptığı açıklamada, ABD ve İran arasında iki ülke arasındaki ateşkesi uzatmak için bir anlaşmanın imzalandığını ve yürürlüğe girdiğini doğruladı.

ABD Başkanı Donald Trump 17 Haziran'da Fransa'da düzenlenen G7 zirvesine katılırken hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını öngören anlaşmayı resmen imzaladı.

Tahran'ın doğruladığı üzere, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da aynı gün belgeyi imzaladı.

Mutabakat Zaptı olarak bilinen 14 maddelik anlaşma, İran'ın asla nükleer silaha sahip olmayacağını belirtiyor ve ayrıca ülkenin "yeniden yapılanması ve ekonomik kalkınması" için 300 milyar dolarlık bir fon taahhüt ediyor; ancak ABD'nin katkıda bulunması zorunlu değil.

Bu anlaşma, iki ülke ve İsrail arasındaki savaşın başlamasından dört ay sonra geldi.

Trump yönetimine göre bu "performansa dayalı" bir anlaşma ve ancak İran taahhütlerine uyarsa fayda sağlayacak.

Anlaşmanın metni birçok soruyu cevapsız ve birçok önemli konuyu çözümsüz bırakıyor.

İşte bazı önemli noktalar hakkında bildiklerimiz:

Madde 1: 'Tüm cephelerde' çatışmanın sona ermesi

Anlaşmanın ilk paragrafı ABD, İran ve müttefiklerinin Lübnan da dahil olmak üzere "tüm cephelerde" askeri operasyonların "derhal ve kalıcı" olarak sona erdiğini ilan ediyor.

Trump'ın İsrail'in Hizbullah'a karşı askeri operasyonlarının İran ile anlaşmayı bozabileceği yönündeki endişesi giderek arttı.

Tahran ise Lübnan'ın ateşkes kapsamına alınmasını beklediğini defalarca dile getirdi.

İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü 17 Haziran'da yaptığı açıklamada, İsrail'in Lübnan'daki askeri operasyonlarını sürdürmesinin "mutabakatın ihlali" olacağını ve "gerekli önlemlerin alınacağını" söyledi.

Anlaşma, "bundan sonra" hiçbir tarafın askeri operasyon başlatmayacağını ya da birbirini tehdit etmeyeceğini ve Lübnan'ın "toprak bütünlüğü ve egemenliğini" güvence altına alacağını belirtiyor.

Belgeye göre nihai anlaşma, çatışmanın kalıcı olarak "sona ermesini" sağlayacak.

Bu maddeye İsrail'in nasıl tepki vereceği ise belirsiz.

Madde 2: 'İç işlere' saygı

Belge metninde, ABD ile İran'ın "birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstereceği" ve karşı tarafın iç işlerine müdahale etmekten kaçınacağı belirtiliyor.

Bu durumun İranlı muhalif gruplar tarafından olumsuz karşılanması muhtemel.

Trump yılın başlarında, ülke genelinde düzenlenen hükümet karşıtı gösteriler sırasında İranlı protestoculara "yardım yolda" demişti.

Madde 3: Uzatılabilir 60 günlük takvim

Belgenin üçüncü maddesine göre ABD ve İran, en fazla 60 gün içinde nihai bir anlaşma için müzakere etmeyi ve sonuca ulaşmayı taahhüt ediyor; ancak bu süre karşılıklı mutabakatla uzatılabilir.

Bu 60 günlük süre, iki ülke liderlerinin Mutabakat Zaptı'nı resmen imzalamasıyla başladı.

Beyaz Saray, Trump'ın belgeyi 17 Haziran Çarşamba akşamı Fransa'daki Versailles Sarayı'nda G7 sonrası düzenlenen bir akşam yemeğinde imzaladığını BBC'ye bildirdi.

Beyaz Saray'a göre belge İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan tarafından da imzalandı.

Daha önce hem Trump hem de İranlı yetkililer, 19 Haziran'da Cenevre'de resmi bir imza töreni yapılacağını belirtmişti.

Bunun hâlâ gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belirsiz.

Madde 4: ABD ablukayı kaldıracak

Dördüncü maddeye göre, Mutabakat Zaptı imzalandığında ABD, İran limanlarına yönelik deniz ablukasını ve uygulanan "her türlü engel veya kısıtlamayı" kaldırmaya başlayacak.

Anlaşmaya ve İran Dışişleri Bakanlığı'na göre abluka 30 gün içinde tamamen sona erecek.

Bu süre zarfında ABD'nin İran limanlarından geçmesine izin verdiği gemi sayısı, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda yeniden sağladığı trafiğe orantılı olacak.

Nihai anlaşmanın imzalanmasından sonraki 30 gün içinde ABD, "İran'ın yakın çevresindeki" askeri varlığını çekmeyi de taahhüt ediyor.

Bu, pratikte ABD ordusunun 28 Şubat'ta çatışmalar başlamadan önceki konumuna ve kapasitesine geri dönmesi anlamına geliyor.

Madde 5: Hürmüz Boğazı

Anlaşmanın bir bölümünde, Mutabakat Zaptı imzalandıktan sonra İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan ticari gemilerin güvenli geçişine "en iyi çabayı göstererek" ve ücret almadan izin vereceği belirtiliyor.

Savaşın başlaması ve boğazın kapanmasıyla küresel petrol fiyatlarının yükselmesi nedeniyle bu, ABD için önemli bir hedefti.

Belgede, teknik ve askeri "engellerin" kaldırılması ve mayın temizleme çalışmalarının yapılması gereği dikkate alınarak gemi trafiğinin "derhal" başlayacağı ifade ediliyor.

Yetkililer, daha önceki bir bilgilendirmede Hürmüz Boğazı'ndan geçiş için gemilerden ücret alınmayacağını özellikle vurguladı.

Uzun vadede ise İran'ın, Umman ve diğer Körfez ülkeleriyle birlikte Hürmüz Boğazı'nın yönetimine yönelik "daha geniş kapsamlı" bir anlaşma oluşturmak için çalışacağı belirtiliyor.

ABD, İran'ın haklarını "agresif şekilde" savunacağını, ancak Körfez ülkelerinin ücretli geçiş sistemi olan bir geleceği "asla" kabul etmeyeceğini düşünüyor.

Madde 6: İran'ın yeniden inşası için kaynak

Mutabakat Zaptı'nın altıncı maddesi, ABD ve bölgesel ortaklarının İran'da yeniden inşa ve ekonomik kalkınma için en az 300 milyar dolar değerinde "kesin ve karşılıklı mutabakata dayalı bir plan" geliştireceğini belirtiyor.

Nihai mekanizma, nihai anlaşmadan sonraki 60 gün içinde kararlaştırılacak ve gerekli tüm lisans, muafiyet ve izinler ABD tarafından verilecek.

Ancak bu, ABD'nin finansal katkıda bulunacağı anlamına gelmiyor.

Bir yetkili, ABD'nin "tek bir kuruş bile ödemek zorunda olmadığını" söyledi.

Varsayımsal bir örnek olarak, İran "uygun davranırsa" Birleşik Arap Emirlikleri'nin ABD'nin onayıyla İran'da bir enerji santrali inşa edebileceği belirtildi.

Trump ve diğer yetkililer, bunun ABD'nin İran'a doğrudan ödeme yapmadığını özellikle vurguladı ve bunu Obama yönetimi ile 2015'te yapılan nükleer anlaşmadan farklı olarak tanımladı.

Madde 7: Yaptırımların kaldırılması

ABD, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları kapsamında olanlar ve tek taraflı uygulananlar dahil olmak üzere İran'a yönelik tüm ekonomik yaptırımları kaldıracak.

Ancak zaman çizelgesi belirsiz.

Belgeye göre takvim, nihai anlaşmanın parçası olarak belirlenecek, fakat taraflar bu konuyu "derhal" ele alma niyetinde.

ABD'nin Tahran'ı küresel finans sisteminden dışlamaya çalıştığı ve yaptırımların İran'ı ciddi şekilde etkilediği biliniyor.

Madde 8: Nükleer silah yok

İran, nükleer silah edinmemeyi veya satın almamayı kabul etti ve her iki taraf da Tahran'ın hâlihazırda sahip olduğu zenginleştirilmiş uranyum konusunu ele alma konusunda uzlaştı.

Bu materyalin nasıl yönetileceği henüz net değil.

Belgede, mekanizmanın sonraki görüşmelerde "karşılıklı mutabakatla" belirleneceği, ancak en azından Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) denetiminde yerinde "seyreltilmesi" gerektiği belirtiliyor.

Kıdemli bir ABD yetkilisi bunu "asgari standart" ve ABD için "önemli bir kazanım" olarak nitelendirdi.

Trump, İran'ın nükleer silaha sahip olmasını engellemenin yılın başında başlatılan operasyonun %99'unu oluşturduğunu söylemişti.

Anlaşmanın performansa dayalı olması nedeniyle, 7. maddede belirtilen yaptırım hafifletmeleri İran'ın 8. maddeye uymasına bağlı.

Madde 9 ve 10: 'Statüko'

Bu iki madde, zenginleştirilmiş uranyum meselesi çözülene kadar ABD ve İran'ın nükleer programda "statükoyu" koruma konusunda anlaştığını belirtiyor.

Bu, ABD'nin yeni yaptırımlar uygulamayacağı anlamına geliyor.

Ayrıca bu süreçte petrol ve petrol ürünleri ihracatı ile bankacılık işlemleri ve taşımacılık gibi hizmetler için muafiyetler tanınacak.

Madde 11: Dondurulmuş varlıklar

Bu madde, müzakerelerde önemli bir engel olmuştu.

İran uzun süredir dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasını talep ediyordu.

Belgenin 11. maddesi, ABD'nin Mutabakat Zaptı imzalandıktan sonra "dondurulmuş veya kısıtlanmış fonları tamamen erişilebilir hâle getirmeyi" taahhüt ettiğini belirtiyor ve prosedürlerin müzakerelerde belirleneceğini ifade ediyor.

Bir ABD yetkilisi, İran anlaşma yükümlülüklerini yerine getirdikçe — örneğin yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumuyla ilgili adım atması gibi — bazı varlıkların serbest bırakılacağını söyledi.

Madde 12-14: İzleme ve nihai müzakereler

Belgenin son maddeleri, anlaşmanın nasıl uygulanacağını düzenliyor.

ABD ve İran'ın Mutabakat Zaptı'nın uygulanmasını ve gelecekteki bir anlaşmaya uyumu izlemek için bir "mekanizma" kuracağı belirtiliyor; bunun nasıl olacağı ise net değil.

Daha sonra, Mutabakat Zaptı imzalanıp uygulanmaya başladıktan sonra, iki taraf nihai anlaşma için müzakerelere başlayacak.

Son olarak, nihai anlaşmanın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin bağlayıcı bir kararıyla onaylanacağı ifade ediliyor.

Trump'ın G7'deki konuşmasında neler vardı?

G7 zirvesinde konuşan ABD Başkanı, "Önemli olan, İran nükleer silah üretmeyeceği ve temin etmeyeceği konusunda anlaşmaya vardı" dedi. İran'da rejimin değiştiğini iddia etti.

Anlaşmanın bir kopyasının "iyi bir ortakları" olan İsrail'e gönderildiğini belirten Trump, "Ancak Hizbullah konusunda daha iyi olabilirler" ifadesini kullandı.

Son günlerde kendisine yönelik hayal kırıklığını dile getirdiği İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu "iyi bir adam" olarak nitelendirdi ancak "bazen biraz fazla heyecanlandığını" söyledi.

İran ile anlaşmanın "Ortadoğu genelinde bir anlaşmanın" başlangıcı olmasını umduğunu söyledi.