'Kızım elimden kayıp gitti tutamadım'

Kaynak, Reuters
- Yazan, BBC News Türkçe
- Bildirdiği yer, Londra
- Yayın tarihi
- Okuma süresi 4 dk
"Önce denizde olan çocukları, çocuklu aileleri kurtardık. Şişme salların içinde olan küçük çocukları ve yaralıları da alıp ilk seferde yaklaşık 100 kişiyi karaya getirdik."
Girne açıklarında batan feribotu kıyıdan görüp kendi tekneleriyle yardıma giden kişilerden biri olan Fırat Gencer, batığı kıyıdan çıplak gözle belli belirsiz seçebildiklerini söylüyor.
FG Watersports adlı su sporları şirketinin sahibi olan Gencer, BBC Türkçe'ye turuncu işaretleri gördükten sonra sahil güvenlikle iletişime geçtiğini aktarıyor.
Olayın teyit edilmesinin ardından yaptıkları çağrıya yanıt veren teknelerle hızla yardıma gittiklerini ve burada "tam bir can pazarıyla" karşılaştıklarını anlatıyor.
"Tarif edilmez bir acı; kurtardıklarımıza mı sevinelim kurtaramadıklarımıza mı üzülelim... Ne yapacağımızı şaşırdık" diyor.
Gencer, fırtınalı havada feribotun denize açılmasının doğru karar olup olmadığını sorguladıklarını söylüyor.
Yetkililer olumsuz hava koşulları nedeniyle, seferin bir saat gecikmeyle yapıldığını açıklamışlardı.

30 Ağustos Pazar günü Kıbrıs'ın kuzeyinde gerçekleşen olayın öncesi ve sonrasına ait çok sayıda görüntü sosyal medyada paylaşıldı.
Feribot Girne Limanı'ndan Mersin'in Taşucu Limanı'na seyrederken kıyıya 6,5 kilometre mesafede alabora oldu.
En az sekiz yolcu hayatını kaybetti. Gemi kaptanı ile en az yedi mürettebat Kıbrıs'ta mahkemeye çıkarıldı.
Kurtulan yolculardan bazıları katamaran seyir halindeyken içeri su dolmaya başladığını aktardı.
Sosyal medyadaki görüntüler bu anlatılanları doğruladı. Birçok farklı videoda, yolcuların geri dönmek istediği duyuldu.
Geminin hareketsiz kalması sonrası ise feribot içinde bir panik hali yaşandığı görüldü.
Girne medya mensuplarına konuşan yolculardan biri, geminin hızlı olduğunu anlatırken "Suya girmiyordu, uçuyordu. Dalgaların üzerinden zıplaya zıplaya gidiyordu" dedi.
Aynı yolcu sonrasında deliklerden içeriye su fışkırmaya başladığını ve koltuklar kırılmaya başlayınca panik yaşandığını söyledi.
Kurtarılan bazı yolcular Kıbrıs basınına, feribot alabora olmadan önce pruvasında bir patlama meydana geldiğini anlattı.
Teknede yetersiz sayıda can yeleği bulunduğu da iddia edildi.

Kaynak, Reuters
Videolarda bazı yolcular can yeleklerini giyerken, yeleği olmayan yolcular da görüldü.
Sonrasında kaydedilen görüntülerde çok sayıda yolcunun yan dönen katamaranda kurtarılmayı beklediği görüldü.
Aynı anda suyun içinde de yolcular vardı.
Kıbrıs'ta karaya çıkarılan bir yolcu, "Ön taraf patladı, geri dönmeye çalıştılar. Yan camlar patlayıp dışarı fırladı. Tekne su almaya başladı" diye anlattı.
İsmi açıklanmayan ve 50'li yaşlarında olduğu belirtilen adam, kurtarılmadan önce suda bir buçuk saat geçirdiğini söyledi.
Ayrıca, tekne su almaya başladığı sırada feribotun içinde halen çok sayıda insan bulunduğunu ifade etti.

Kaynak, Jewel Samad / AFP via Getty Images
'Kızım elimden kayıp gitti tutamadım'
Çocukları 12 yaşındaki Saliha Miray Biçer ve altı yaşındaki Mehmet Asaf Biçer'den haber alamayan Ayten Biçer, bekledikleri hastane önünde medya mensuplarına geri dönmek istediklerini, ancak yetkililerin bir tehlike görmediğini anlattı.
"Gemi batar dedik. Herkes bir ağızdan seslendi. 'Hep böyle oluyor, korkmayın' dediler. [Feribot] dönebilirdi, ilerlememişti daha."
Ayten Biçer, çalışanların feribota bindiklerinde can yeleklerinin yerini göstermediğini ve olay sırasında kendilerine can yeleği de verilmediğini söyledi.
Kıbrıs tatilinden geri dönen Biçer çifti, çocuklarının mazotun da etkisiyle ellerinden kaydığını ve çocukların can yeleklerinin olmadığını anlattı.
Saliha Miray Biçer, "Benim kızım elimden kayıp gitti tutamadım" dedi.
Kayıp aileleri için zaman daralıyor
Feribotta toplam 259 yolcu ve sekiz mürettebat vardı. Yolcuların en az sekizi hayatını kaybetti, 18 kişi ise kayıp.
Girne'de güvenlik amiri olarak görev yapan İsmail Kurt bu kişilerden biri.
BBC Türkçe'ye konuşan kızkardeşi Sibel Kurt, 30 Ağustos'ta Türkiye'yi ziyaret etmek üzere yola çıkan kardeşi İsmail Kurt'tan haber alamadıklarını söylüyor.
Trajik olayın ardından Girne ve Lefkoşa'daki bütün hastaneleri ve morgları aradıklarını ancak kardeşinin adını, tedavi gören ya da hayatını kaybeden listelerinde bulamadıklarını söylüyor.
İsmail Kurt'un bilincini kaybeden ve kimliği üzerinde olmayan insanlar arasında olmasını umuyorlar.
Türkiye ile işbirliği içinde yürütülen arama ve kurtarma çalışmaları, gece boyunca da devam etti. Ancak saatler ilerledikçe kayıplar için de umutlar tükenmeye başlıyor.
Bir tekne 65 kişiyi kurtardı
Kurtarma operasyonuna, özel tekneler de dahil olmak üzere çok sayıda tekne katıldı.
Geminin alabora olmasının ardından teknesiyle yaklaşık 65 kişiyi kurtaran Mustafa Koç, BBC'ye konuştu.
Denizin güvenli olmadığını, oldukça dalgalı olduğunu söyleyen Koç, "Mürettebatın denizin sakinleşmesini beklemesi gerektiğini düşünüyorum" dedi.
Teknenin 29 Ağustos Cumartesi günü Girne'ye geldiğini ve "ön tarafında bazı hasarlar olduğunu" söyledi.
Geminin işletmecisi Filo Denizcilik'ten yapılan açıklamada "kaza nedeniyle derin üzüntü" duydukları, yetkili arama kurtarma ekipleriyle tam koordinasyon halinde sahada çalışma yapıldığı belirtildi.











