Nepal'de bir tünelde mahsur işçilerin 'hayatta olma ihtimali yüksek'

Kaynak, Nepal Ordusu/Reuters
Nepal'deki sel ve heyelanın üzerinden bir hafta geçmesine rağmen, bir hidroelektrik santral tünelinde mahsur kalan onlarca işçinin hâlâ hayatta olabileceği açıklandı.
Reuters ajansına konuşan Nepal Elektrik Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi Amhsu Kiran Şaşi, Rasuvagadhi hidroelekrik santral inşaatında "46 kişinin tünel içinde, bir odada olduğunu düşünüyoruz" dedi.
Nepalli yetkili, tünelde yeterli gıda ve su bulunduğunu, bu yüzden de mahsur kalan kişilerin hâlâ hayatta olma ihtimalinin çok yüksek olduğunu ekledi.
Nepalli yetkililer aradan geçen bir haftada hidroelektrik şantiyelerinden 279 kişiyi kurtarmayı başardı.
Fakat bu projelerde çalışan 639 kişi hâlâ kayıp.
Nepal, Hindistan ve Çin'den kurtarma ekipleri bu kişilere ulaşmak için zamanla yarışıyor.
Enerjisinin %99'unu hidroelektrik santrallerden (HES) karşılayan Nepal'de dağ ve vadilerde çok sayıda HES de inşaat halindeydi.
Geçen hafta Nepal-Çin sınırındaki bir dağda bulunan bir buzulun, altındaki toprakla birlikte çökmesi sonucu 2,2 milyon ton buz ve toprak, bölgedeki vadilerde hızla ilerleyerek çok sayıda yerleşimi yok etti.
Birleşmiş Milletler (BM) kurtarılan binlerce kişinin son derece kalabalık barınaklarda, temiz suya erişimi olmayan koşullarda kaldığı ve bunun da salgın riski oluşturduğu uyarısında bulunuyor.
Yıkılan köprüler işleri zorlaştırıyor
BM 40'tan fazla köprünün yıkılması nedeniyle, lojistik zorlukların kurtarma çalışmaları önündeki en büyük engel olduğunu belirtiyor.
Çin ve Hindistan'dan uzmanlar bölgede geçici köprüler inşa ederken erişmesi zor olan bölgelerde insansız hava araçları da yardıma ihtiyaç duyan kişileri tespit etmek için kullanılıyor.
Nepalli yetkililere göre ülkede 1.114 kişi hayatını kaybederken 4.000'den fazla kişi de hala kayıp.
12 bin kişi ise arama kurtarma ekipleri tarafından kurtarıldı.
Çin medyasına göre sınırın Çin tarafında da 16 kişi hayatını kaybetti ve 500'den fazla kişi de kayboldu.
Nepal Başbakanı Belandra Şah iklim değişikliğiyle birlikte Himalayalarda bu tür felaketlerin yaşanma riskinin arttığını söyledi ve ekledi:
"İklim değişikliği küresel bir şekilde yaratılmıştır, bu yüzden sonuçlarını yönetmek de küresel toplumun ortak sorumluluğudur."
2 Eylül'de Nepal Parlamentosu'nda soruları yanıtlayan Başbakan Şah, neden erken uyarı yapılmadığı sorusuna "bu felaket tahmin edilebilir boyutların ötesindeydi" diye yanıt verdi.

Kaynak, Monika Malla / Reuters
Sele dair ilk haberlerin 26 Ağustos yerel saatle 08:45'te geldiğini, 15 dakika sonra yerel yetkililerin nehir kenarlarındaki halka yüksel bölgelere geçme çağrısı yaptığını ve 09:35'te de cep telefonlarına uyarı mesajları gönderildiğini belirten Şah, kurtarma çalışmalarına aralıksız devam edildiğini de ekledi.
Öte yandan yeni bir rapor, bu felaketin öngörülebilir olduğunu açıkladı.
Dağlar üzerine uzmanlaşmış üç ayrı kurumun yazdığı rapora göre, olaydan günler önce buzun etrafındaki toprağın dengesini yitirdiğine dair bulgular ortaya çıkmaya başlamıştı.
Raporu hazırlayan Asian Mountain Academic Alliance ve Institute of Mountain Hazards and Environment kurumlarından bilim insanları, daha iyi erken uyarı sistemleriyle çok sayıda kişinin hayatta olabileceğini belirtti.










