You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
Hasan Piker: ABD'de siyasi yorumlarıyla tartışma yaratan sosyal medya fenomeni
- Yazan, Dilay Yalçın
- Unvan, BBC Monitoring
- Bildirdiği yer, İstanbul
- Okuma süresi 3 dk
Hasan Piker, kendisini "sosyalist" olarak tanımlayan 34 yaşındaki ABD ve Türkiye vatandaşı bir siyaset yorumcusu.
Piker, son dönemde Los Angeles'taki evinden sosyal medyada yaptığı canlı yayınlarda, ABD'nin iç ve dış siyasetini sert dille eleştirdi.
2016 yılından bu yana yaptığı, açık sözlü ve kimi zaman "patavatsız" ama "eğlenceli" bulunan yayınlarıyla giderek daha geniş bir izleyici kitlesine ulaştı.
Twitch'te "HasanAbi" adıyla tanınan Piker'in halen çeşitli sosyal medya platformlarında yaklaşık 10 milyon takipçisi var.
Kimi zaman milyonlarca kişinin seyrettiği yayınların en hararetli anları, ABD'de diğer platformlarda günün en çok paylaşılan siyaset yorumları arasına girebiliyor.
1991 yılında New Jersey eyaletindeki New Brunswick şehrinde doğan Piker, Türkiye'de büyümüş.
Siyaset bilimci ve ekonomist olan babası Mehmet Behçet Piker, Sabancı Holding'in eski başkan yardımcısı ve Gelecek Partisi'nin kurucu üyelerinden.
Türkiye'de büyüyen Hasan Piker ise üniversite için ABD'ye gidip 2013 yılında Rutgers Üniversitesi'nden Siyaset Bilimi ve İletişim bölümlerinde çift anadal yaparak onur derecesiyle mezun olmuş.
Neden tartışma yaratıyor?
Hasan Piker, Başkan Donald Trump'ın da mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti için "dünyanın en büyük terör örgütü" diyor.
Bu nedenle doğal olarak televizyonlarda, özellikle Trump yönetimini destekleyen yorumcular tarafından sert dille eleştiriliyor.
Demokrat Parti'de ise bir kanat, Piker'in partiye getirdiği eleştirilerin özellikle genç, özgürlükçü tabanda ciddi yankı bulduğunu söylüyor. Bu kesime göre, kulak verilmesi gereken Piker, parti tarafından kucaklanmalı.
Ancak daha gelenekselci çekirdek yönetim, Piker'in Demokrat Parti için "çok solda" olduğunu; özellikle ABD'nin dış politikası ve Filistin meselesi gibi konulardaki görüşleri nedeniyle merkez soldaki geniş koalisyonunun parçası olamayacağını söylüyor.
Zira ABD'nin diğer ülkelere uyguladığı yaptırımlara, ambargolara ve askeri müdahalelere karşı çıkan Piker, İsrail'i de çok sert dille eleştiriyor.
CNN, Hasan Piker'in "Demokrat Parti'nin geniş koalisyonunun sınırlarını zorladığı" yorumunda bulundu.
New York Times "Hasan Piker düşman değil" derken, Guardian ABD "Seçkin Demokratlar neden Hasan Piker'dan korkuyor?" diye sordu.
Piker'in ABD'de sık sık dile getirdiği konulardan biri, işçi sınıfının maddi koşulları ve sağlık ve eğitim gibi kamu hizmetlerine erişiminin kısıtlı olması.
Sosyal güvenlik ağlarının ve sendikaların zayıflığını da Piker'in düzenli olarak dikkat çektiği konular.
Piker ise amacının insanlara "sınıf bilinci kazandırmak" ve "onlara zarar verenlerin göçmen ya da LGBT bireyler değil, bu ülkede gücü kontrol eden milyarderler ve büyük şirketler" olduğunu göstermek olduğunu söylüyor.
Hem Demokrat hem Cumhuriyetçi Parti'yi "kurumsal çıkarlar ve askeri-endüstriyel kompleksin" yanında taraf tutmakla suçlayan Piker, ABD'nin Küba'ya uyguladığı ambargo için "savaş suçu" yorumunda bulunuyor.
Piker'in "ABD, '(2001'deki) 11 Eylül saldırılarını hak etti' şeklindeki sözleri, hem Demokrat hem Cumhuriyetçi Parti kanadında infiale yol açmıştı.
Neden bu kadar popüler, etki alanı ne kadar?
Uzmanlara göre Hasan Piker'ın yükselişini yalnızca "provokatif" söylemleriyle açıklamak yetersiz.
New York Şehir Üniversitesi'nde ekonomi alanında dersler veren Ilgın Erdem, ABD'de, özellikle genç kuşaklar arasında derinleşen iş güvencesi eksikliği, borçluluk ve kurumsal güvensizliğin Piker'in söylemini maddi bir zemine oturttuğunu söylüyor.
Ilgın Erdem, Piker'i takip eden gençler de, yorumcunun kendisi gibi, "daha fazla kamusal hizmet ve daha radikal bir yeniden dağıtım talep ediyor" diyor.
Erdem'e göre Piker'in popülerliği, Demokrat Parti içindeki geleneksel kanadın, şirketler ve askeri-endüstriyel yapı ile kurumsal ittifakını sürdürmesine karşı "söz söyleme cüretinden" geliyor.
Erdem'in bir diğer yorumu da, Zohran Mamdani'nin 4 Kasım 2025'te New York Belediye Başkanı seçilmesi ve bu göreve ilk kez kendisini "demokratik sosyalist" olarak nitelendiren bir siyasetçinin gelmesinin ardında da bu "gerilimin" yattığını söylüyor.
Cambridge Üniversitesi Siyaset ve Uluslararası Çalışmalar Bölümü'nden Profesör Ayşe Zarakol'a göre ise Piker'in Demokrat Parti içinde yarattığı kırılmanın nedeni, "sol" mesajlarının partinin çekirdek kadrosuna "hiç uygun olmaması" ve bu kanadın "kontrolu kaybetmekten korkması".
Zarakol, "Merkezci Demokratlar Piker'i istemiyorlar çünkü aslında kendi fikirleri, özellikle dış politika gibi konularda neo-conlara, yani agresif dış müdahaleciği savunan yeni-muhafazaklara daha yakın" diyor.
Zarakol, Piker'i ya da Mamdani'yi "Demokrat Parti koalisyonunda" görmek istemeyen geleneksel kanadın, bu koalisyonun genişlemesinin önüne geçtiği görüşünde.
Piker'ın koalisyona kabul edilip edilmemesi ABD basınında tartışılırken; görüşlerini aldığımız Vanderbilt Üniversitesi'nden siyaset bilimci John Sides ise sosyal medya yorumcularının seçmen davranışı üzerindeki etkisi konusunda şüpheleri olduğunu söylüyor.
John Sides, "Burada klasik bir 'tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan?' sorusu var" diyor ve ekliyor:
"Piker gibi bir yorumcu, insanların fikirlerini mi değiştiriyor, yoksa insanlar zaten onunla aynı fikirde oldukları için mi Piker'a yöneliyor?"
Etki alanı belirsiz olsa da, ABD'de Hasan Piker'la ilgili tartışma bitmiş değil.
Ve bu tartışmanın onun söylemlerini giderek ana akıma daha fazla taşıdığı da bir gerçek.