You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
Arınç'tan mutlak butlan yorumu: 'Görev ve usul hukuku bakımından yanlış buluyorum'
- Yazan, BBC News Türkçe
- Unvan, Londra
- Yayın tarihi
- Okuma süresi 2 dk
Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı ve 21'inci Olağanüstü Kurultayı hakkında verilen "tedbirli mutlak butlan" kararına ilişkin açıklama yaptı.
Arınç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda kararı bir hukukçu ve siyasetçi kimliğiyle değerlendirdiğini savundu.
Arınç, mahkemenin kararını "yetki, görev ve usul hukuku bakımından yanlış" bulduğunu ifade etti.
Bugüne kadar siyasi partilerle ilgili uyuşmazlıklarda Yüksek Seçim Kurulu (YSK) dışında hukuk mahkemelerinin karar vermediğini belirten Arınç, kararın "konjonktürel" nitelik taşıdığını söyledi.
Arınç, özellikle kararda ihtiyati tedbir uygulanmasını eleştirerek, "Asıl vahim olan bu kararın ihtiyati tedbirli olarak verilmesidir" ifadelerini kullandı.
Bu tedbir ile Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığına dönüşü kararın açıklanmasıyla uygulamaya konuldu.
Arınç tedbir kararıyla, Yargıtay denetimi tamamlanmadan mutlak butlanın uygulamaya konulmasının mevcut kaos ortamını doğurduğunu savundu.
Eski TBMM Başkanı Arınç, "Kararın Yargıtay'da kesinleşmesi durumunda gerekli tüm işlemler kavgasız sonuçlanırdı" dedi.
Uygulamada benzer bir "tedbirli karar" örneği görülmediğini söyleyen Arınç, Yargıtay'ın bir an önce "hukuka ve hakkaniyete uygun" karar vermesi ve tedbirin kaldırılması gerektiğini belirtti.
Mutlak butlan kararı hukukçular arasında tartışılıyor.
Karar sonrası BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan İdare Hukukçusu Prof. Dr. Metin Günday, istinaf mahkemesinin kararının hukuken yok hükmünde olduğunu ve yetki gaspı içerdiğini savundu.
Gündayi "Bu karar, seçim yargısının yetkisini ve görevini gasp etmiştir ve hukuken yok hükmündedir. Hiçbir hukuki etki ve sonuç doğurmaz" demişti.
BBC Türkçe'ye konuşan Kemal Kılıçdaroğlu'nun Avukatı Celal Çelik ise eğer delegelerin iradesi hukuka aykırı yöntemlerle sakatlanmışsa, genel mahkemelerin devreye girebileceğini ve bu iddiaları inceleyebileceğini söylüyor.
'Siyasi açıdan da manzara iç açıcı değil'
Siyasi açıdan da tablonun "iç açıcı olmadığını" kaydeden Arınç, geçmişte partilerinin kapatılması ve siyaset yasaklarıyla karşı karşıya kaldığını hatırlattı.
Kararın doğrudan bir parti kapatma kararı olmadığını ifade eden Arınç, "Sonuçları itibarıyla bir partiyi işlevsiz hale getirmek, içini karıştırmak ve gücünü yok etmek neticesini doğurabilecek bir karardır" dedi.
Bu tür müdahalelerin siyasi partilerden çok demokrasiye ve siyaset kurumuna zarar verdiğini savunan Arınç, geçmişte yaşanan parti kapatma süreçlerine rağmen Refah Partisi çizgisinin "hukuk ve sabırla" yoluna devam ettiğini söyledi.
Arınç açıklamasında ayrıca, AKP kadrolarının da geçmişte "darbe, muhtıra, tehdit ve kumpaslarla" karşı karşıya kaldığını ancak buna rağmen milletin desteğiyle iktidarını sürdürdüğünü ifade etti.