CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu'nun seçenekleri ve önündeki riskleri neler?

Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanlığı kaybettiği 38. Kurultay'da konuşma yapıyor. Arkasında kırmızı bir fon var. Ayakta duruyor.

Kaynak, Harun Özalp/Anadolu via Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, 4 Kasım 2023 - Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanlığı kaybettiği 38. Kurultay'da konuşma yapıyor.
    • Yazan, Ayşe Sayın
    • Bildirdiği yer, Ankara
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 4 dk

Kemal Kılıçdaroğlu, Mayıs 2023'te yapılan cumhurbaşkanlığı seçimindeki yenilgi sonrasında yapılan 38. Olağan Kurultay'da Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu öncülüğündeki "değişimci" harekete karşı genel başkanlığı kaybetmişti.

Parti tabanı ve örgütlerinden gelen itirazlara karşın adaylığını savunan Kılıçdaroğlu, o dönem, "Gemiyi sağlam limana götürmek yine kaptanın görevidir" sözleriyle düşüncesini ortaya koymuştu.

Yaklaşık 2,5 yıl sonra "mutlak butlan" kararıyla yeniden genel başkanlık koltuğuna dönen Kılıçdaroğlu'nun bayramlaşma etkinliğinde CHP Genel Merkezi'ndeki makamına geçmesi bekleniyor.

Yapılan açıklamada bayramın ikinci günü için planlanan bayramlaşmanın 30 Mayıs Cumartesi gününe bırakıldığı ifade edildi.

Bayram sonrası Parti Meclisi'ni toplamayı planladığı belirtilen Kılıçdaroğlu'nun, yeni Merkez Yönetim Kurulu için temaslarını da sürdürdüğü belirtiliyor.

MYK teklifine iki ret

Kılıçdaroğlu'nun Merkez Yürütme Kurulu'nda görev vermek istediği Elazığ Milletvekili Gürsel Erol ile Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç'un bu teklifi kabul etmediği öğrenildi.

Kılıçdaroğlu eski parti sözcüsü Faik Öztrak başta olmak üzere kendisine yakın isimlerle görüşmelerini sürdürüyor.

Göreve dönüşünün ardından önce partinin avukatlarını değiştiren, ardından da genel merkezin tahliyesini sağlayan Kılıçdaroğlu, yakın çevresine göre 2023'te yarım kaldığını düşündüğü "partiyi güvenli limana ulaştırma" hedefi doğrultusunda hareket ediyor.

Ancak CHP kulislerinde, Kılıçdaroğlu'nun önünde hem geniş bir yetki alanı hem de ciddi siyasi riskler bulunduğu konuşuluyor.

'Kurultay için acele etmeyebilir'

Kılıçdaroğlu'nun kurultayı ne zaman toplamayı düşündüğüne ilişkin net bir işaret henüz yok.

Ancak Yargıtay'daki temyiz sürecinin kısa sürede sonuçlanmasının beklenmemesi nedeniyle, Kılıçdaroğlu'nun mahalle delegelerinden başlayarak olağan kongre takvimini işletmesi güçlü seçeneklerden biri.

Parti kulislerinde, böyle bir senaryoda delege yapısının yeniden şekilleneceği ve Kılıçdaroğlu'nun kendisi aday olmasa bile destekleyeceği ismin kurultayda avantaj sağlayabileceği değerlendirmesi yapılıyor.

'Özel ve İmamoğlu ekibine ihraç yolu açılabilir'

Mutlak butlan kararından önce yayımladığı "arınma" mesajı dikkat çeken Kılıçdaroğlu'nun, hakkında yolsuzluk ve usulsüzlük iddiaları bulunan tutuklu ya da tutuksuz belediye başkanları, parti yöneticileri ve milletvekilleri hakkında disiplin sürecini gündeme alabileceği konuşuluyor.

Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş ve Kılıçdaroğlu fotoğrafları bir mavi fondalar. Bu bilboardun önünden insanlar geçiyor.

Kaynak, AFP via Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş, Mayıs 2023'teki cumhurbaşkanlığı seçiminde, seçilmesi halinde Kılıçdaroğlu'nun cumhurbaşkanı yardımcısı olarak açıklanmıştı.

Parti kulislerinde, bu süreçte adı geçen isimlerden birinin de görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu olabileceği iddia ediliyor.

Ancak CHP içinde geniş bir kesim, böylesi bir tasarrufun parti içi gerilimi ve parti tabanındaki tepkiyi büyüteceği görüşünde.

'Parti üçlü yapıya sürüklenebilir'

Kılıçdaroğlu'nun, parti içindeki sert tepkilere rağmen genel merkezin polis gücüyle tahliyesi konusunda geri adım atmaması, olağanüstü kurultay çağrılarını karşılıksız bırakması, yakın çevresi tarafından "kararlılık göstergesi" olarak yorumlanıyor.

Buna karşılık muhalif kanat ise bunun CHP'de kalıcı bir ayrışmaya yol açabileceğini savunuyor.

Parti içindeki değerlendirmelere göre süreç, "Kılıçdaroğlu yönetimi, Özgür Özel yönetimi" ve her iki tarafa da mesafeli olup, partinin bölünmesine karşı "kısa sürede kurultay" isteyenler olmak üzere üç gruba ayrılabilir.

Kılıçdaroğlu'na destek veren ancak "en kısa sürede kurultayı" savunan bazı milletvekilleri, "Bu talep yerine getirilmezse, partiden ayrılmayız, bizim yerimiz CHP. Ama kurultaya direnirse, o zaman da Kılıçdaroğlu'na muhalefet ederiz" görüşünü dile getiriyor.

Partide geniş bir kesim, böyle bir parçalı yapıda seçimlere gidilmesinin, iktidar karşısında "mutlak yenilgi" anlamına geleceğine dikkat çekiyor.

'Aday olmayarak denge kurabilir'

Kılıçdaroğlu'na yakın isimler ise farklı düşünüyor. Bu çevrelere göre, Özgür Özel ekibinin yeni bir siyasi oluşuma yönelmesi halinde bile CHP seçmeninin önemli bölümünün partiyle bağını koparması beklenmiyor.

Bu görüşü savunanlar, ilk aşamada sınırlı bir oy kaybı yaşansa da seçim atmosferine girildiğinde seçmenin "Altı Ok" etrafında yeniden birleşeceğini öne sürüyor.

Kulislerde dile getirilen bir başka senaryo ise Kılıçdaroğlu'nun ilk kurultayda yeniden aday olmaması. Bu seçeneğin, hem parti içi tansiyonu düşürebileceği hem de "partiyi güvenli limana ulaştırma" söylemiyle uyumlu olacağı yorumları yapılıyor.

'Meclis grubu ve PM dengesi zorlayabilir'

Kılıçdaroğlu'nun önündeki en önemli sorunlardan birinin ise parti içi güç dengeleri olacağı belirtiliyor.

Özgür Özel, Meclis'e yürüyüşte TOMA'nın üzerine çıkmış durumda, elini kaldırmış

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, 24 Mayıs 2026 - Özgür Özel, Meclis'e yürüyüşte TOMA'nın üzerine çıktı

Yargı kararı ve genel merkez yönetimini elinde bulundurmasına rağmen, Meclis grubundaki desteğinin düşük olması nedeniyle, grup yönetimini değiştirme ya da disiplin süreçlerini işletme konusunda ciddi zorluklarla karşılaşabileceği değerlendiriliyor.

Kulislerde, Grup Başkanı seçilen Özgür Özel'in görevden alınarak yerine Faik Öztrak'ın getirilebileceği iddiası dillendirilse de, bunun mevcut milletvekili dengeleri nedeniyle kolay olmayacağı belirtiliyor.

Parti Meclisi'ndeki kritik denge nedeniyle de Kılıçdaroğlu'nun alacağı kararları uygulamaya geçirmekte zorlanabileceğine dikkat çekiliyor.