Türkiye ile Suudi Arabistan arasında vize muafiyeti anlaşması

    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Bildirdiği yer, Ankara
  • Okuma süresi 4 dk

Türkiye ile Suudi Arabistan arasında "diplomatik ve hususi pasaport sahiplerine" yönelik vize muafiyeti anlaşması imzalandı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 6 Mayıs'ta Ankara'da düzenlenen Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi Üçüncü Toplantısı kapsamında Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Al-Suud ile bir araya geldi.

Görüşmenin ardından iki ülke arasında, diplomatik ve hususi pasaport hamillerinin karşılıklı olarak vize yükümlülüğünden muaf tutulmasını öngören anlaşma imzalandı.

Buna göre Türk diplomatik pasaport hamillerinin yanı sıra kamuoyunda "yeşil pasaport" olarak bilinen ve üst düzey devlet memurları, belirli kamu memurları ve ihracatçılar ile ailelerine tahsis edilen hususi pasaport sahipleri Suudi Arabistan'a vizesiz seyahat edebilecek.

Suudi Arabistan vatandaşları ise zaten Türkiye'ye vizesiz seyahat edebiliyorlar.

2016 yılında kurulan ve ilk toplantısını 2017'de Ankara'da yapan Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın 2018'de İstanbul'daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'nda öldürülmesi nedeniyle yaşanan gerilim nedeniyle askıya alınmıştı.

İki ülke ilişkileri bu olayın ardından büyük yara almış, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Suudi yönetimini uluslararası platformlarda sert dille eleştirmişti.

Konsey, 2021 sonrasında başlayan ilişkilerde yaşanan normalleşme sonucunda ikinci toplantısını 18 Mayıs 2025'te Riyad'da gerçekleştirmişti.

Bugün gerçekleşen üçüncü konsey toplantısında, ikili ilişkilerde son dönemde yaşanan gelişmelerin yanı sıra konsey bünyesinde yer alan "Siyasi ve Diplomatik Komite", "Askeri ve Güvenlik Komitesi", "Kültür, Spor, Medya ve Turizm Komitesi", "Sosyal Kalkınma, Sağlık ve Eğitim Komitesi" ve "Ticaret, Sanayi, Yatırım, Altyapı ve Enerji Komitesi" kapsamında yapılan çalışmaların da ele alınması bekleniyordu.

Hac düzenlemesi vize prosedürü

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre bugün imzalanması öngörülen anlaşmanın hac ve umre dışındaki turistik seyahatleri kapsadığı değerlendiriliyor.

Türkiye'den hacca gidecek Türk vatandaşları, Diyanet İşleri Başkanlığı'nca her yıl düzenlenen kura ile belirleniyor.

İki ülke arasında hac düzenlemelerine ilişkin imzalanmış özel protokoller de yer alıyor.

Diyanet'in verilerine göre, bu vatandaşların yüzde 60'ı Diyanet organizasyonu geri kalan yüzde 40'ı ise belirli seyahat acenteleri tarafından Suudi Arabistan'a götürülüyor.

Hac görevini yerine getirecek vatandaşlara "hac vizesi" veriliyor.

2026 senesi için Türk vatandaşlarına belirlenen hac kotasının 86 bin olduğu kaydediliyor.

Ankara-Riyad ilişkilerinde ilerleme

Ankara'da düzenlenen üçüncü konsey toplantısı, ikili ilişkilerde önemli adımların atıldığı ve Ortadoğu'da gerilimin sürdüğü bir döneme denk gelmesi açısından önemli.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 4 Şubat 2026'da Suudi Arabistan ziyareti sırasında dört anlaşmaya imza atılmış ve imzalanan vizyon belgesinde ikili ilişkilerin her alanda geliştirilmesi karara bağlanmıştı.

İki ülke Suudi Arabistan'ın "Vizyon 2030" projesinde de işbirliği içinde olma kararını almışlardı.

Türkiye ve Suudi Arabistan 2025 yılında 8,5 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmışlardı. İki ülkenin kısa vadeli hedefi bu rakamı 10 milyar dolara çıkarmak.

İki ülke arasında son dönemde yapılan yenilebilir enerji anlaşması kapsamında Suudi Arabistan'ın Karaman ve Sivas'ta toplam 2 milyar dolarlık yatırım yapacağı Türk basınında yer alan haberlere yansıdı.

Ankara'da yapılan görüşmeler öncesinde Dışişleri kaynakları Fidan'ın taraflar arasında artan işbirliğinden duyulan memnuniyeti dile getirmesi ve bunun devam etmesini arzuladıklarını dile getireceğini kaydettiler.

Türkiye ve Suudi Arabistan ikili ilişkilerin yanı sıra Mısır ve Pakistan ile birlikte dörtlü bir oluşumun da içindeler.

Ortadoğu'da askeri çatışmaların arttığı bir dönemde "güvenlik ittifakı" kurma amacını da içerecek şekilde bir araya gelen bu dört ülke, özellikle ABD-İsrail'in İran'a savaş başlattığı 28 Şubat'tan sonra dışişleri bakanları düzeyinde üç önemli toplantı gerçekleştirdiler.

Ankara'da bugün yapılan görüşmelerde, bölgede yaşanan gelişmeler ışığında hem ikili hem de bu dörtlü format kapsamında neler yapılacağının da ele alınması öngörülüyordu.

Fidan, son dönem mesajlarında "bölgesel sahiplenme" kavramını öne çıkarıyor ve bölgesel sorunların bölge ülkelerinin girişimiyle sonuçlandırılmasının önemine dikkat çekiyor.

Ankara 'stratejik ilişkiye' atıfta bulunuyor

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre Fidan, görüşmeler sırasında bölgede Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasına yol açan gelişmelerin bağlantısallık alanındaki işbirliğinin stratejik önemini dile getirdi.

Türkiye, Körfez ülkeleriyle son dönemde yaptığı görüşmelerde, bölgenin önemli rezervlerinin dünya pazarlarına taşınması için alternatif güzergahların önemine dikkat çekiyor ve Türkiye üzerinden yeni hatlar konusunu gündeme getiriyor.

Fidan'ın İran-ABD müzakerelerinin kalıcı barışla sonuçlanması yönünde Türkiye'nin katkı ve görüşlerini Suudi muhatabıyla paylaşacağı ve özellikle de Hürmüz Boğazı'na ilişkin gelişmelerin yeni bir çatışma yaratmaması temennisini ileteceği de kaydediliyor.

Türkiye, Körfez ülkeleri gibi Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin tamamen serbest olması gerektiğini düşünüyor ve İran'ın geçiş ücreti adı altına bir uygulama içine girmemesini savunuyor.