'İyilik çoğu kez kötülüğe yol açar': Yüzüklerin Efendisi'nin 'en trajik anı'

BBC, Hobbit kitabının yayımlanmasından 31 yıl sonra 1968 yılında efsanevi yazarı JRR Tolkien'ın kaydedilen son röportajından bölümler yayımladı.
Arşivdeki röportajında tamamı 2019'da ortaya çıkarıldı.
JRR Tolkien'ın Hobbit adlı eseri, büyücü Gandalf'ın kitaba adını veren hobbit Bilbo'yu ziyaret edip onu tehlikeli bir göreve çıkmaya ikna etmesiyle başlıyor.
Peki Britanyalı yazarın kendisi bu teklifi kabul eder miydi?
Tolkien, BBC tarafından 1968'de kaydedilen bu nadir röportajında, "Bir büyücü küçük bir çocukken bana gelseydi, durum Hobbit'tekinden tamamen farklı olurdu. Gitmemek için bir bahane bulurdum... Sırf macera uğruna kendimi zor bir duruma sokmaya hiç hevesli değildim" dedi.
Ayrıca, "yabancılarla sohbet etmekten kaçınmam öğretildi" diye ekledi.
Ancak bu itiraf hiçbir zaman yayımlanmadı. Röportajdan yalnızca birkaç bölüm 1968'de televizyonda gösterildi; büyük kısmı ise 2019'da bir radyo programı için ortaya çıkarılana kadar BBC arşivinin derinliklerinde saklandı.
Röportajda Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi'nin yazarı Tolkien'ın oldukça açık sözlü anları dikkat çekiyor ve çok satan kitaplarındaki kilit karakterlere ilişkin düşünceleri yer alıyor.
Hobbit kitabı ilk kez 21 Eylül 1937'de yayımlandı ve bu tarihle başlayan hafta daha sonra kutlama amacıyla "Tolkien Haftası" olarak adlandırıldı.
Tolkien, 1968'deki röportajda BBC'ye, 19 yaşındayken 1911'de İsviçre'ye yaptığı bir yürüyüş gezisinin çok sevilen eserine ilham verdiğini anlattı.
"Hobbit'teki en temel unsurlardan biri, hayatımda yaşadığım o az sayıdaki maceradan birine dayanıyor" dedi ve ekledi:
"Pek çok dağ geçidini aştık... Sırtımızda yalnızca çantalarımız vardı. En sıra dışı yerlerde uyuduk. Tıpkı devlerin fırlattığı kayalarla ilgili o olaydakine benzer şekilde, ölümden kıl payı kurtulduğumuz anlar oldu. Ve sanırım [Bilbo'nun] yolculuğunun gerçek bir kişisel deneyim olmasının, elbette üzerinde değişiklikler yapılmış olsa da, asıl sebebi bu. Hiç goblinle karşılaşmadık."

Kaynak, Dave M. Benett/WireImage/Getty Images
Tolkien, fantastik romanlarında yer alan kurgu dillerden de bahsetti.
Bu dillere olan ilgisinin kökeni, Oxford Üniversitesi'nde Klasik Diller ve Edebiyatlar eğitimi aldığı ve Fince öğrenmek gibi sıra dışı bir hobiyle meşgul olduğu döneme dayanıyordu.
"Yapısı ve ses dokusu son derece dikkat çekici. Adeta başımı döndürüyor. Başka işlerle ilgilenmem gereken bir dönemde gidip bu dili öğrendim; insanlar da Yunan trajedisi üzerine yazdığım makalelerin neden giderek kötüleştiğine bir türlü anlam veremiyordu."
Gollum'un trajedisi
Anlattığına göre bu tutku, Orta Dünya'nın diline de yansıdı.
"Başlangıçta son derece Fince bir yapıdaydı... Tabiri caizse Fince temelliydi; buna belli bir ölçüde Yunanca ve sonradan öğrendiğim diğer dillerden unsurlar da eklenmişti."
Tolkien'in dillere olan sevgisi erken yaşlarda başladı; Birinci Dünya Savaşı'ndaki görevinin ardından dönüp Oxford İngilizce Sözlüğü'nde asistan olarak çalışmaya başladığında da bu tutku devam etti.
1968'de şöyle demişti: "Etimoloji çalışmaları yapmak üzere işe alınmıştım ve o dönemde pek çok ilginç etimolojik bilgiyle karşılaştım; 'winter' (kış), 'walrus' (mors), 'wampum' (yerli boncukları) ve benzeri pek çok şey... Doğu Amerika'nın Algonkin dilleriyle ilk kez 'wampum' kelimesinin kökenini araştırırken tanışmıştım. Yani sözlük, harika bir yer."

Kaynak, Matej Divizna/Getty Images
Röportajdaki belki de en derinlikli tespit, Tolkien'in Peter Jackson'ın Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi filmlerinde Andy Serkis tarafından canlandırılan o kinci mağara yaratığı Gollum'dan bahsettiği sırada geldi.
Yazar, karakteri "yozlaşmanın bir örneği" olarak tanımladı ve Yüzüklerin Efendisi'ndeki kilit bir sahne, Gollum'un romanın kahramanı Frodo ile birlikte olduğu ve neredeyse iyiye doğru değiştiği o an, hakkında kendisine soru sorulduğunda gözlerinin içi parladı.
Oxford Üniversitesi'nde İngiliz Dili ve Edebiyatı Profesörü olan Stuart Lee, kayıp Tolkien kayıtları üzerine 2019'da yayınlanan bir radyo programında, "Bahsettiği olay, Gollum'un aslında yeniden Sméagol'a [yani daha önceki, o kadar da canavarca olmayan haline] dönüşmeye başladığı an" dedi ve ekledi:
"İçindeki savaşı kazanır; iyilik tarafı galip gelir ve uyumakta olan Frodo'yu okşamaya çalışır. Ancak tam o sırada Frodo'nun en yakın dostu Sam araya girer..."
Tolkien, "İnsanlar bana sık sık beni en çok neyin etkilediğini sorarlar" dedi ve şöyle devam etti:
"Bence tüm hikâyedeki en trajik nokta, iyiliğin çoğu zaman kötülüğe yol açması şeklindeki o korkunç ironi. En trajik an, Sam'in korumacı bir tavırla 'Çek ellerini' dediği an. Ve böylece Gollum'un pişmanlığını boşa çıkarır. Bu, hayata dair çok gerçekçi bir durum gibi görünüyor."
Sam sadece arkadaşını korumaya çalışsa da yaptığı hareket Gollum'un yeniden kötülüğün tarafına dönmesine neden olur.
Lee'ye göre bu durum, Tolkien'in daha geniş kapsamlı dünya görüşünü yansıtır: "Onun mitolojisinde iyilik, bazen kasıtsız bir şekilde aşırı kötülüğe yol açabilir."
BBC'deki kayıtta, röportajı yapan kişi Tolkien'in kitaplarındaki ahlak anlayışının sadece "iyi ile kötü" arasındaki basit bir çatışmadan ibaret olmadığı yorumunu yaptı.
Yazar ise, "Genel hatlar aslında oldukça basit" diye yanıt verdi.
"Ama tabii, işin aslına bakılırsa durum pek de öyle değil, değil mi? İyi tarafta da kötülük görüyorsunuz. Olay, modern tabirle sadece 'iyilerle kötülerin' mücadelesinden ibaret değil."








