You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
Mecliste yemin törenine katılan Magyar: 'Yönetmeyeceğim, hizmet edeceğim'
- Yazan, Nick Thorpe
- Unvan, BBC News Budapeşte Muhabiri
- Okuma süresi 4 dk
Macaristan'ın yeni başbakanı Peter Magyar, Tisza Partisi'nin Viktor Orban'ın 16 yıllık iktidarına son vermesinden yaklaşık bir ay sonra yemin etti.
Magyar 9 Mayıs'ta mecliste düzenlenen törende, "Macaristan'ı yönetmeyeceğim; ülkeme hizmet edeceğim" dedi.
Yalnızca iki yıl önce kurulan Tisza, 12 Nisan'daki seçimlerde 199 sandalyeli Macaristan Parlamentosunda 141 sandalyeyi almıştı.
Budapeşte'de, Tuna Nehri kıyısındaki parlamento binasının önünde "özgürlük ve demokrasi kutlaması"na on binlerce kişinin katılması bekleniyor. Magyar, Macarlara "rejim değişikliği kapısından geçmeleri" çağrısında bulundu.
Yemin törenine katılmayan Orban'ın Fidesz partisinin seçimler öncesinde 135 olan sandalye sayısı 52'ye düştü ve parti içten çökme belirtileri gösteriyor.
Orbán ve diğer kilit parti figürleri, parlamentoda yer almamaya karar verdi ve "ulusal tarafı yeniden inşa etme" yönünde muğlak bir taahhüdün ötesinde siyasi gelecekleri belirsiz.
2010'dan bu yana Macaristan'ı neredeyse rakipsiz yöneten partiye yönelik her gün yeni yolsuzluk iddiaları ya da ifşaatlar ortaya çıkıyor.
Magyar, sadece hükümet değişimi değil, bir "sistem değişimi" de vadetmişti.
Sosyal İlişkiler ve Kültür Bakanı olarak atanan Zoltán Tarr, BBC'ye verdiği demeçte, "Başlıca öncelik, önceki hükümetin enkazı üzerinde yeni hükümeti kurmak" dedi.
"Çok ağır bir ekonomik bilançoyla karşı karşıya kalmaya hazırız. Ancak şu an durumun ne kadar ciddi olduğunu bilmiyoruz."
Orban hükümetinin son sekiz ayında başlayan kamu harcaması artışı, devlet sözleşmeleri ve fonlarının yıllar boyunca Fidesz'e yakın iş çevrelerine yönlendirildiği bir dönemin ardından geldi.
Bütçe açığı şimdiden yıl sonu için belirlenen hedefe yaklaşmış durumda.
Seçimden bir hafta önce Fidesz'den Tisza'ya geçen önde gelen iş insanlarından György Wáberer, bir gazeteciye Tisza'ya yaklaşık 331 bin dolar bağış yaptığını açıklamıştı.
Magyar parayı derhal kendisine iade etti.
Magyar'ın kayınbiraderi Marton Mellethei-Barna'nın adalet bakanı olarak atanmasının ardından, yeni hükümet sosyal medyada sert eleştirilere maruz kaldı.
Mellethei-Barna 7 Mayıs akşamı, "geçiş sürecine en ufak bir gölge düşürmemek için" adaylığını geri çektiğini açıkladı.
Göreve gelecek Tisza bakanları, eski hükümete karşı intikam alınmayacağı ancak mali suçlar işleyenlerin hesap vereceğini söylüyor.
Yeni bir "çalınan varlıkları geri kazanma ofisi" kurulacak.
Ulusal serveti zimmetine geçirmekle suçlananların yargılanması çağrılarına yanıt veren Tarr, "Giyotinlerden söz etmemiz gerektiğini düşünmüyorum" dedi.
"Tamamen hukukun üstünlüğü ile uyumlu soruşturmalar ve adımlardan söz ediyoruz. İlginç olan, mevcut başsavcı ve polisin seçimden önce başlatmadıkları bazı soruşturmaları başlatmış olmaları. İnsanları sorguluyorlar" diye ekledi.
Savcılık ofisine yakın bir kaynak BBC'ye Macaristan'da geçmişte önde gelen isimlere az sayıda dava açılırken bugün bunun "istikrarlı bir akışa" dönüştüğünü söyledi.
"Bu, daha önce dava açmak istemediğimiz için değil, polisin ve vergi dairesinin delil toplama konusunda isteksiz olmasından kaynaklanıyordu" dedi.
Kaynak, "Değişen şey, insanların artık öne çıkması. Bu nedenle bir anda çok daha fazla delil ortaya çıkıyor" diye ekledi.
Polis soruşturmalarının hedeflerinden biri, son on yılda hükümet sözleşmelerinden milyonlar kazanan ve Fidesz'in göçmenlere karşı kampanyalarını yürüten Gyula Balasy'nin medya imparatorluğu.
Bu kampanyalarda milyarder iş insanı ve hayırsever George Soros'tan Ukrayna lideri Volodimir Zelenskiy'ye ve bizzat Magyar'a kadar uzanan "düşmanlar" hedef alınmıştı.
Geçen hafta gözyaşları içinde verdiği bir röportajda Balasy, herhangi bir yanlış yaptığını reddetmekle birlikte şirketlerini ve yatırımlarını devlete devretmek istediğini söyledi.
Şirketlerinden bazılarının hesapları donduruldu.
Soruşturmanın bir diğer hedefi ise Macaristan Ulusal Kültür Fonu ve onun içindeki yaklaşık 76,7 milyon dolar bütçeli Kentsel Sivil Fon. Bu fonun parayı Fidesz adaylarına yönlendirmiş olabileceği iddiaları da inceleniyor.
Yeni Magyar hükümetinin karşı karşıya olduğu en büyük zorluk, Avrupa Komisyonu tarafından Orban hükümetinden alıkonulan 17 milyar euroluk çeşitli AB fonlarının acilen serbest bırakılmasını sağlamak.
Geçen hafta Brüksel'deki Komisyon kaynakları, Macaristan'a ayrılan paranın bir kısmının kaybedilebileceğini öne sürdü.
Diğer sorunlar arasında, Orban hükümetinin sert biçimde karşı çıktığı AB göç mutabakatı konusunda ortak bir tutum takınma gerekliliği de yer alıyor.
Bu mutabakatın 12 Haziran'da tamamen yürürlüğe girmesi planlanıyor ancak Macaristan göçmenlere yönelik uygulamaları nedeniyle Avrupa Adalet Divanı (CJEU) kararlarına uymadığı için hâlâ günde 1 milyon euro para cezasına çarptırılıyor.
Son anketler ayrıca Tisza partisi seçmenlerinin, kendilerinden önceki Fidesz seçmenleri gibi düzensiz göç konusunda endişeli olduğunu gösteriyor.
Ayrıca Ukrayna'nın AB'ye katılma isteğine de temkinli yaklaşıyorlar. Magyar, Orban gibi, en azından kısa vadede Macaristan'ın Rus petrolü ve gazına ihtiyaç duymaya devam ettiğini söylüyor.
Ancak Tarr iyimser. AB'de istekli bir ortak gördüğünü belirten Tarr, 12 Nisan gecesi sabaha kadar dans eden gençlerin, bu hafta sonu kutlamalara dönmelerinin ardından hayal kırıklığına uğramalarından endişe duymadığını söylüyor:
"Endişeli değilim, heyecanlıyım... Ülkeye hizmet ediyoruz. Halka hizmet ediyoruz. Yönetmek için burada değiliz. Hizmet etmek için buradayız. Bir yetkiyi yerine getirmek için buradayız."