TBMM'de 'cinsel istismar ve taciz' davasında karar: Dört kişiye hapis cezası, bir kişiye beraat

TBMM Genel Kuruldaki boş sıralar ve kırmızı vekil koltuklarını gösteren tepeden bir Meclis görünümü.

Kaynak, Getty Images

    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Bildirdiği yer, Ankara
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 2 dk

Meclis lokantasında stajyer öğrencilere "cinsel istismar" ve bir çocuğa "cinsel taciz" suçlamalarıyla açılan davada karar açıklandı.

Mahkeme, D.U'ya 6 yıl 16 ay 3 gün, R.S'ye 6 yıl 3 ay, H. İ. G'ye 1 yıl 16 ay 3 gün ve İ.B'ye 1 yıl 15 ay hapis cezası verdi.

R.Ç ise beraat etti.

Soruşturma, TBMM'de 2024-2025 eğitim öğretim döneminde staj yapan 18 yaşın altındaki dört mağdurun şikayetiyle başlamıştı.

Sanıklar hakkında "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarından ayrı ayrı 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyordu.

Davada yargılanan dört tutuklu sanık geçen ay tahliye edilmişti.

TBMM Genel Sekreterliği "taciz iddialarıyla ilgili işlem yapılmadığı" suçlamalarını reddetmiş ve olayla ilgili idari soruşturma başlatmıştı.

Ne olmuştu?

Olay TBMM'de staj yapan 18 yaşın altındaki dört çocuğun Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü'ne başvurusuyla ortaya çıktı.

Şikayetçiler, TBMM'de stajyer olarak bulundukları dönemlerde Meclis lokantasında çalışan beş çalışan tarafından taciz edildiklerini iddia etti.

İddianamede Ramazan Çetin'in adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı, diğer şüphelilerin tutuklandığı belirtildi.

Stajyerlerin beyanlarında bazı sanıkların iş yeri içerisinde ve dışarısında tokalaşma bahanesiyle uzun süreli temas kurduklarını ve vücutlarının çeşitli yerlerine dokunduklarını söyledikleri belirtildi.

İddianamede bu eylemlerin "sarkıntılık düzeyinde çocuğun cinsel istismarı" suçunu oluşturduğu ifade edildi.

Stajyerler sanıkların kendileriyle yalnız kalmaya çalıştıklarını, kendilerine isimleriyle hitap etmelerini istediklerini söyledi.

İddianamede, stajyerler tarafından dosyaya sunulan WhatsApp mesajlarının ekran görüntülerine de yer verildi.

İnceleme sonucunda sanıklara ait hatlardan gönderildiği tespit edilen mesajlarda stajyerlere yönelik cinsel içerikli ifadelerin bulunduğu, mesajların süreklilik arz ettiği belirtildi.

Sanıklar ise mağdurlarla aralarında "ağabey-kardeş ilişkisi olduğunu" savundu, çocuklara attıkları mesajların "iş ilişkisi içerisinde yazıldığını" ve "iş yerindeki fiziki temaslarının taciz olmadığını" iddia etti.

9 Şubat'ta görülen ikinci duruşmada tutuklu sanıklar H.İ.G, D.U, İ.B ve R.S hakkında tahliye kararı verildi.

Ancak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı üzerine üst mahkeme sanıkların yeniden tutuklanmasına hükmetti.

Haziran ayında görülen duruşmada ise tutuklu sanıkların tamamı tahliye edildi.

TBMM 'üzeri kapatıldı' iddialarını yalanladı

TBMM Genel Sekreterliği açıklamasında, olayla ilgili "hiçbir işlem yapılmadığı, konunun üzerinin kapatılacağı iddiasının gerçeği yansıtmadığı belirtilmişti.

Müşteki ailenin ilk olarak genel sekreterliğe ulaştığı ve sonrasında TBMM Başkanlığı emriyle soruşturma başlatıldığı ifade edildi.

Açıklamada ayrıca 20 Kasım 2025'te idari soruşturma başlatıldığını, aşçının 4 Aralık 2025'te görevden uzaklaştırıldığı kaydedildi.

İdari soruşturma sonucunda bir aşçının devlet memuriyetinden çıkarılması, iki aşçının iş akdinin sonlandırılması; bir aşçı ve bir aşçıbaşı hakkında da disiplin cezası verilmesi yönünde teklif getirildiği duyuruldu.

Hazırlanan disiplin raporunun Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile paylaşıldığı belirtildi.

Açıklamada ayrıca, bir stajyere "iddialarını ispat etmeden konuşmaması" yönünde telkin verildiği iddialarına ilişkin de ayrı bir disiplin soruşturmasının devam ettiği bildirilmişti.

Taciz iddialarının medyada ilk olarak 10 Aralık'ta yer aldığı, idari soruşturmanın ise 20 Kasım'da başlatıldığı ve hakkında delil elde edilen üç personele 4-5 Aralık'ta işten el çektirildiği vurgulandı.