You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
Altın fiyatları Ortadoğu'da artan gerilime rağmen neden düşüyor?
- Yazan, BBC News Türkçe
- Bildirdiği yer, Londra
- Yayın tarihi
- Okuma süresi 2 dk
Altın fiyatları ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla birlikte devam eden düşüş trendini sürdürerek son bir ayın en düşük seviyesine geriledi.
Altının ons fiyatı 8 Haziran'da son ayların en düşük seviyelerine inerek yaklaşık 4,293 doları gördü.
Reuters haber ajansına göre, külçe altın fiyatı savaşın başladığı 28 Şubat'tan 5 Haziran'a kadar %17 oranında geriledi.
Peki devam eden düşüş, kriz ortamında güvenli liman olarak görülen altına yatırım açısından ne anlama geliyor?
BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Boğaziçi Üniversitesi'nde Ekonomi Profesörü Ceyhun Elgin, altın fiyatlarının bugünkü gerilemesinde özellikle ABD tarafındaki faiz beklentilerinin öne çıktığını belirtiyor.
ABD'de Çalışma Bakanlığı İstatistik Bürosu 5 Haziran'da tarım dışı istihdamın mayıs ayında 172 bin artış gösterdiğini açıkladı.
Bununla birlikte Amerikan Merkez Bankası FED'in faiz artıracağı beklentileri de ivme kazandı.
Reuters'a göre finans piyasalarındaki yatırımcılar FED'in aralık ayında faiz artırma olasılığını %70 civarında görüyor.
BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan İngiltere merkezli Ekonomi ve İş Araştırmaları Merkezi'nde (CEBR) yönetim kurulu üyesi Vicky Pryce'a göre, faiz oranlarının yükselmesinin beklendiği bir ortamda, diğer yatırımcılar getiri sağlayan alternatif varlıklara yöneliyor. Çünkü altın, faiz ödemesi gibi bir getiri sunmuyor; yalnızca değerinin artma potansiyeli var.
Ceyhun Elgin de ABD'de tahvil faizleri yükseldiğinde ve dolar güçlendiğinde altın üzerinde "baskı oluştuğunu" vurguluyor:
"Çünkü altın faiz getirmeyen bir varlık; dolar cinsi güvenli getiriler cazip hale geldiğinde altının kısa vadeli taşıma maliyeti artıyor."
'Güvenli liman hikayesinin bittiğini söylemek için erken'
Peki İran savaşı altının yatırımcıların gözünde güvenli liman olma özelliğiyle ilgili ne mesaj veriyor?
Elgin, altın fiyatlarının düşüşünde son dönemde piyasalarda sadece jeopolitik risk değil, aynı zamanda "likidite ihtiyacı, güçlü dolar, yükselen ABD tahvil faizleri ve kaldıraçlı pozisyonların çözülmesinin de" etkili olduğunu söylüyor.
Kaldıraçlı pozisyonların çözülmesi, yatırımcıların nakit bulmak için, borç kullanarak açtıkları büyük pozisyonları kapatmaları, yani satış yaparak bu pozisyonlardan çıkmaları anlamına geliyor.
Ekonomi profesörü, böyle dönemlerde yatırımcıların bazen güvenli liman olarak gördükleri varlıkları da sattığını belirtiyor.
"Çünkü nakit yaratmak, teminat tamamlamak veya zarardaki başka pozisyonları kapatmak zorunda kalırlar" diye ekliyor.
Altının artık "iki kimliği aynı anda taşıdığını" söyleyen Elgin, bunlardan ilkinin "uzun vadeli stratejik rezerv ve güvenli liman" kimliği olduğunu belirtiyor.
Ona göre ikincisi ise kısa vadede vadeli işlemler, ETF'ler (yatırımcıların çok sayıda varlığa aynı anda yatırım yapmasını sağlayan portföyler) ve kaldıraçlı pozisyonlar üzerinden alınıp satılan finansal varlık kimliği.
"Bugünkü düşüş daha çok ikinci kimlikle ilgili. Uzun vadeli güvenli liman hikayesinin tamamen bittiğini söylemek için bence erken" diyor.
Vicky Pryce ise merkez bankalarının altın alımlarının, altının kabul edilebilir bir rezerv varlık haline gelmesine katkı sağladığını ve fiyatları desteklediğini vurguluyor.
Jeopolitik belirsizlik sürerken altın "güvenli varlık" olarak görülse de çatışmaların sona ermesi ve enflasyon ile faizlerin düşeceğine dair beklentilerin geri gelmesi durumunda altının yeniden daha cazip hale gelebileceği öngörüsünü paylaşıyor.