'Şu an bir okulum var mı yok mu?': Bilgi Üniversitesi öğrencileri kapatma kararını yorumluyor

    • Yazan, Hilken Doğaç Boran
    • Unvan, BBC News Türkçe
    • Bildirdiği yer, İstanbul
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 4 dk

Cumhurbaşkanlığı kararıyla faaliyeti durdurulan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde belirsizlik ve endişe hakim.

BBC Türkçe, 22 Mayıs'ta Resmi Gazete yayımlanan kararın ardından üniversitenin öğrencileri ve öğretim görevlileri ile konuştu.

Öğrenciler, böyle bir kararın sınav haftası devam ederken alınmasının akademik takvimlerini aksattığını ve kafa karışıklığına yol açtığını söylüyor.

Öğretim görevlileri ise yöneticiler tarafından yeterli açıklama yapılmadığını, bunun karmaşaya yol açtığını ifade ediyor.

Öğrenciler, Cuma günü 14:00'te kararı protesto etmek için Bilgi Üniversitesi'nin Santral kampüsünde toplandı.

'Bir anda sıfırdan başlamak zorunda kalacağım'

Bilgi Üniversitesi'nde bazı hocaların dersleri ve sınavlarını iptal ettiği, bazı hocaların ise eğitim faaliyetlerini sürdürdüğü anlaşılıyor.

Konuyla ilgili Yüksek Eğitim Kurulu'ndan (YÖK) yapılan açıklamada öğrencilerin "mağduriyet" yaşamaması ve eğitim faaliyetlerinin yürütülmesi için gerekli tedbirlerin alındığı belirtildi.

Açıklamada ayrıca öğrenciler ile idari ve akademik kadronun mağdur olmaması için "gerekli işlemlerin" yerine getirileceği vurgulandı.

Genel Sekreterlik tarafından gönderilen ve BBC Türkçe'nin gördüğü bir epostada da YÖK açıklaması doğrultusunda gerekli tedbirlerin alındığı söylendi.

Epostada "Üniversitemizle ilgili süreçte hiçbir öğrencimizin, akademik ve idari kadromuzun mağduriyet yaşamaması temel önceliğimizdir" dendi ve gelişmelerin şeffaf biçimde paylaşılacağı belirtildi.

Psikoloji bölümü ikinci sınıf öğrencisi Hafize Çetin, yapılan açıklamaların yetersiz kaldığını söylüyor.

BBC Türkçe'ye konuşan Çetin, öğrencilerin "ne yapacağını ve ne olacağını bilmedikleri" bir durumda olduklarını anlatıyor:

"'Kampüsümüzde ne olacak? Biz nereye gideceğiz? Bölüm [denkliği] olmayanlar ne yapacak?' gibi sorularla herkes gerçek anlamda kafayı yemiş durumda."

Hukuk bölümü ile çift anadal yaptığını söyleyen Çetin, başka bir okula geçmesi durumunda müfredat farklılığı, eğitim dilinin İngilizce olması ve benzeri durumlardan dolayı eğitiminin aksayabileceğini söylüyor:

"Bir anda sıfırdan başlamak gibi bir durumda da kalacağım. Nasıl bir yol izleyeceklerini açıkçası bilmiyoruz."

'Gülerek mezun olmak yerine ağlayarak olacağız'

İsmini vermek istemeyen bir mimarlık fakültesi son sınıf öğrencisi, "Akademik kadrosuna güvendiğimiz ve güzel anılar biriktirdiğimiz okulumuzun aslında kimliği silinmeye çalışılıyor" diyor.

Son sınıf öğrencisi, Bilgi Üniversitesi'nin kapatılması durumunda okumak için şehir dışından İstanbul'a gelenlerin ekonomik durumlarına dair endişe duyduğunu söylüyor.

Yurtta kaldığını söyleyen öğrenci, belirsizliklere işaret ederek "Şu an bir okulum var mı yok mu? Devlette öğrenci olarak gözüküyor muyum? Bu karar beni nasıl bir konuma soktu?" diye soruyor.

Kendi okuluna girme konusunda tereddüt ettiğini vurgulayan son sınıf öğrencisi, sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Bir anda okulu basıp ablukaya almayacaklarını bilmiyorum. Hatta şu an okula gitmek bile beni tedirgin ediyor.

"Belki olmadık bir şekilde, katılmayı bile tercih etmediğim halde sırf okulda bulunduğum için zan altında kalma ihtimalim var."

Tutuklu İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının iptal edilmesine atıfta bulunan öğrenci, "[O noktaya] gelmek çok üzücü oldu. Cidden tekrardan diplomamıza da el koydular" diyor.

Normal şartlarda birkaç ay sonra üniversite eğitimini tamamlamaya hazırlanan öğrenci, "Güle güle mezun olmak varken ağlaya ağlaya mezun olacağız" diyor.

Endüstri mühendisliği dördüncü sınıf öğrencilerinden Batuhan Sarı, üniversitenin kapatılması kararının kendilerini "çok üzdüğünü" söylüyor.

Sarı, okuduğu bölümün Bilgi Üniversitesi'nin garantör üniversitesi olan Mimar Sinan Üniversitesi'nde bulunmadığına dikkat çekiyor ve ekliyor:

"Ben ne yapacağım? Bir ay sonra mezun olmam gerekiyor ve bu konuda açıklama bekliyorum."

Endüstriyel tasarım bölümünden ismini vermek istemeyen bir son sınıf öğrencisi, "İnsan, bir gecede bir üniversite böyle kapatılabiliyorsa daha neler olabileceğini düşünüyor" diyor ve ekliyor:

"Okulun kapatılmasına gerek var mıydı? Devredilemiyor muydu? Kamulaştırılamıyor muydu?

"Bence bir okulun kapatılması bu kadar kolay olmamalı, kimse de sessiz kalmamalı.

"Yani sadece bizi öğrencileri ilgilendiren bir şey değil, hepimizi ilgilendiren bir şey.

"Biz bırakmayacağız okulumuza, [içeri] almasalar da buradayız. Çıkmıyoruz fakülteden."

'30 yıllık kurum bir gecede fiilen kapatıldı'

Peki öğretim görevlileri bu karardan nasıl haberdar oldu, ne tepki verdiler?

İletişim Fakültesi öğretim görevlilerinden Dr. Güventürk Görgülü, kararın öğrenciler, öğretmenler ve yöneticiler tarafından beklenmediğini söylüyor.

2007'den bu yana Bilgi Üniversitesi'nde çalışan Görgülü, okulun 30. yıl kutlamaları için hazırlanırken bir anda kapatılmasının şaşkınlığa yol açtığını söylüyor.

Okul idaresinden öğretmenlere yönelik hiçbir talimat gelmediğini kaydeden Görgülü, akademik faaliyetlerin devam edip etmeyceği konusunda da belirsizlik olduğunu vurguluyor.

Görgülü, "Bu kararın gerekçesini tam anlayabilmiş değiliz" diyor:

"Öğretim konusunda bir zafiyet içinde değiliz. Daha önceden YÖK tarafından bir uyarı yapılmamış. Bu kararın gerekçesini anlamak gerçekten çok zor."

Kararın ardından kampüse giden Görgülü, öğrencilerin sorularını yanıtsız bırakmak durumunda kaldıklarını söylüyor:

"Bize soruyorlar. Biz de bir şey bilmediğimizi söylüyoruz. Sonuçta hiçbir şey bilmiyoruz."

Hukukçu ve akademisyen Yaman Akdeniz de konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede "30 yıllık emekle kurulan bir kurum, bir gecede fiilen kapatıldı" diyor.

On yedi yıldır Bilgi Üniversitesi'nde eğitim verdiğini anlatan Akdeniz, BBC Türkçe'ye yaptığı değerlendirmede "Hem hukuken hem vicdanen yanlış bir yaklaşım" ifadelerini kullanıyor.

Akdeniz, sözlerini şöyle sürdürüyor:

"İçeride binlerce öğrenci ve yüzlerce çalışan var. Böyle bir karar alınacaksa da ileriye dönük alınmalıydı, tam akademik yılın sonuna gelinirken değil.

"Şeffaflıktan uzak ve çok keyifli bir şekilde yürütülen bir süreç var."

Yaman Akdeniz, Kurban Bayramı'nın sonuna kadar Bilgi Üniversitesi hakkındaki belirsizliğin çözülmesi gerektiğini söylüyor ve "Öncelikli olarak da öğrencilerimizin menfaatleri çerçevesinde bir planlama yapılması gerektiğini düşünüyorum" diyor.