Kılıçdaroğlu mutlak butlan kararı öncesi ne demişti?

    • Yazan, Ayşe Sayın
    • Bildirdiği yer, Ankara
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 4 dk

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun parti içi "arınma" ve "iç muhasebe" çağrılı ikinci video mesajı partide büyük tartışma yarattı.

Kemal Kılıçdaroğlu, 20 Mayıs'ta sosyal medyadan videolu paylaşımında, CHP'yi "ulu çınar olarak nitelendirmiş ve "Bu ulu çınarın gölgesi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla ve asla olamaz" demişti.

Siyaseti temiz tutmanın ülkede siyaset yapan herkesin "namus borcu" olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, bu sorumluluğun herkesten önce CHP'lilerin görevi olduğunu savundu.

Kılıçdaroğlu mesajında şu ifadelere yer verdi:

"Benden susmamı veya başka şeyler söylememi bekleyenler var. Beni iyi dinleyin: Kemal Kılıçdaroğlu milletin ve partisinin çıkarlarını kendi ikbali için müzakere etmez! Bin kere toprak olur da bin kere çiçek açar namuslu, dürüst evlatlarının elinde ama eğilip bükülmez! İftiralarınız da tehditleriniz de vız gelir! Ben doğruyu söylerim, ben hakikatin yanında dururum."

Kılıçdaroğlu'nun bu paylaşımını ilk aşamada mevcut 22 milletvekili kendi hesaplarında paylaştı.

Genel Başkan Özgür Özel'in başkanlığında toplanan Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında "mutlak butlan" kararına saygı duyacağını açıklayan Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen'in "ihraç" talebiyle disipline sevkedilmesi kararlaştırıldı.

Partinin cumhurbaşkanı adayı ilan ettiği Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasıyla başlayan 19 Mart süreci, parti içinde konsolidasyonu güçlendirmiş ve "mutlak butlan" tehdidi nedeniye arka arkaya yapılan olağanüstü ve olağan kurultaylardan Genel Başkan Özgür Özel ve yönetimi güçlenerek çıkmıştı.

Ancak 21 Mayıs'ta çıkan mutlak butlan kararı ile Özgür Özel'in parti genel başkanı olduğu CHP'nim 38. Olağan Kurultayı iptal edildi.

Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığa devamı yönünde karar çıktı.

Sonrasındaki kurultaylar da mutlak butlan kararıyla geçersiz kılındı.

Kılıçdaroğlu parti içinde nasıl yankılandı?

Kılıçdaroğlu'nun "arınma" paylaşımı, parti yönetimi tarafından, "mutlak butlan" ihtimaline karşı pozisyon alma çabası olarak görüldü.

BBC Türkçe'ye konuşan Özgür Özel'e yakın isimler, paylaşımı, parti içi muhalefeti harekete geçirme çabası olarak değerlendirdi.

"CHP'yi bölerek, seçimlerde saf dışı bırakma hesabı yapan iktidarın amacına hizmet etmekten başka bir işe yaramıyor" denildi.

Bir başka değerlendirme ise Kılıçdaroğlu'nun bu açıklamayla, "partinin başına geçmeye hazırım" mesajı vererek, "mutlak butlan kararına davetiye çıkardığı" yönünde oldu.

Mevcut genel merkeze yakın isimler, Kılıçdaroğlu'nun en etkili olduğu kesimin Meclis grubu, yani milletvekilleri olduğunu, bunların tamamının "Kılıçdaroğlu'nu desteklemediğini, hatta rahatsız olduklarını" savunuyorlar.

Aynı kaynaklar, Kılıçdaroğlu'nun mesajını paylaşanların genellikle, "yeniden adaylık" umudu olmayan kesimler olduğunu ileri sürüyor.

Kılıçdaroğlu destekçileri ne diyor?

Kemal Kılıçdaroğlu'nun destekçileri ise "partinin yolsuzluk-usulsüzlük ve ahlaksızlık" iddiasıyla çalkalandığı, buna karşın parti yönetiminin etkin bir adım atmadığı savunuluyor.

Kılıçdaroğlu'na yakın bir milletvekili, açıklamanın, mutlak butlan ihtimaline yönelik yorumlanmaması gerektiğini savunarak, "Kemal bey bir durum tespiti yapıyor. 13 yıl partinin genel başkanlığını yapmış bir isim, bu duruma sessiz kalamazdı. Asıl sessiz kalındığında partiye zarar veriliyor" görüşünü dile getirdi.

Gerek parti içi muhalefet, gerekse genel merkezde ortaklaşılan konu ise partinin "bölünme" ihtimali.

CHP yönetimine muhalif tutumuyla bilinen İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bu kaygısını dile getirdi.

Kılıçdaroğlu'nun eski kurmaylarında olmasına karşın, video mesajını paylaşmayan Salıcı, partinin içine sürüklendiği tartışmanın "bölünmeye zemin hazırladığını" ifade etti.

1994'teki yerel seçimlerde İstanbul'da SHP-DSP bölünmesi nedeniyle Recep Tayyip Erdoğan'ın belediye başkanı seçildiğini anımsatan Salıcı, "O parçalanmışlık, ülkemize 32 yıldır çok ağır bedeller ödetiyor" dedi.

Türkiye'de seçim cumhurbaşkanlığı seçim barajının yüzde 50 olduğunu belirten Salıcı, "Yangına benzin bidonuyla koşan herkese soruyorum: AKP, CHP'nin iyiliğini ister mi? Zinhar. AKP'nin tek isteği fitne ateşine odun taşınmasıdır. Herkes kendine gelmeli ve partimizin bölünmesi hayaliyle ellerini ovuşturanları görmelidir" ifadelerini kullandı.

Salıcı, parti yönetimine de, "Makamının ağırlığını kaldıramayan, siyasi ve ahlaki zafiyetleri olan insanlar her siyasi partide karşınıza çıkabilir. Önemli olan bölünmeden, bu unsurlarla aranıza mesafe koyarak yolumuza devam etmemizdir" eleştirisi yöneltti.

CHP yönetimi ne yapacak?

CHP yönetimi, siyasi ve hukuki yolları kullanarak mutlak butlan kararının duyurulması öncesi "sonuna kadar direnme" kararı almıştı.

Bu çerçevede genel merkezi boşaltmama, yönetimi terk etmeme dahil bir çok seçenek masada.

Ancak "en kötü senaryoya" göre de hazırlık yapılıyor.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in "partiye kapatma davası ihtimaline" karşı hazır tuttuklarını söylediği yedek parti seçeneği hazırda tutuluyor.

En kötü senaryolardan biri olan "bölünme" ihtimaline karşı yedek partide yola devam edilmesi, 100 bin imza ile cumhurbaşkanı adayının gösterilmesi de seçenekler arasında.

Özel, Kılıçdaroğlu'nu hedef almadığını söyledi

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise Gazetepencere'ye verdiği röportajda, geçen haftaki grup toplantısındaki, "Bırak saraylarda mermer olmayı, toprak ol, bağrında güller yetişsin" sözleriyle Kılıçdaroğlu'nu hedef almadığını söylemişti.

"Ben Kemal Bey'in Saray'dan medet umanlara söylediklerime alınganlık göstermesine şaşırırım. Aksine hiç o alınganlığı göstermeyecek bir pozisyonda kendisini tarif etmesini beklerim yani. Ne butlanı demesini, partide genel başkanın nasıl seçileceği belli demesini beklerim. Net bir duruş olur" ifadelerini kullandı.

Gelişmelerin ardından CHP'nin 81 il başkanı Genel Başkan Özgür Özel ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'na destek açıklaması yaptı.

CHP'nin "19 Mart darbecileri ve butlan arzusu taşıyanların" oluşturduğu saldırıların altında olduğu savunulan açıklamada, "Partimizin iktidar yürüyüşü hiçbir siyasi mühendislik girişimiyle ve hiçbir dış müdahaleyle yolundan döndürülemez. Örgütümüzün, delegelerimizin ve milletimizin vermediği hiçbir yetki, iktidar güdümündeki mahkemelerden ve bizatihi AKP'den umulamaz, kullanılamaz" ifadelerine yer verildi.